Untitled Document

MEN­KέBE HA­Zİ­NE­YE KA­VU­ŞAN HIR­SIZ

Râbia-i Adviyye hazretlerinin evine bir hırsız geldi. Çalmak için birşeyler aradı. Yalnızca orada bir leğen ile bir ibrikten başka birşey bulamadı. Hırsız evden çıkarken, Râbia-i Adviyye hazretleri onu gördü. Hırsıza dedi ki:
-Boş gitme, birşey al da öyle git!
-Ne alayım?
-Bir abdest al!
Daha sonra hırsıza dedi ki:
-şimdi de iki rek’at namaz kıl!
Hırsız namaza durdu. O namazda iken Râbia-i Adviyye hazretleri, (Yâ Rabbi! Sen bunun kalbine hidâyet ver!) diye duâ etti. Hırsız namazı bitirdi ve dedi ki:
-Ben buradan alacağımı aldım. Büyük bir hazine ile ayrılıyorum.

 


ŞİİR      YETİM ÇOCUK

Bir Afgan miğferiyle,
Moro’ya gideceğim.
Eritre’yi bir baştan,
Bir başa geçeceğim.

Kudüs bahçelerinden,
Üşüyen gül toplayıp,
Filistin’de saksıya.
Umutla ekeceğim.

Döneceğim  Kâbil’e,
Vampir’in dişlerini,
Kendi beynine kurşun,
Yapmaya sökeceğim.

Ve, sonunda kanımla,
Yıkanan bayrağımı,
Kaldıracağım yerden
Göndere dikeceğim!... 
Muhsin İlyas Subaşı



- Yemek : Şehriye çorbası, Yaprak sarması, Salata

Featured Image 01