ŞANLI TARİHİMİZ .......OSMANLI KANUNLARI
Osmanlı İmparatorluğu’nun büyüklük ve ihtişamı sadece sınırlarının geniş olmasıyla izah edilemez. Türkler kurdukları adalet sistemi ile de dünyaya misâl olmuş, hiçbir ülkede görülmeyen bir kanun hâkimiyeti sağlamışlardır. Bütün kudreti elinde tutan Padişah da bu kanunlara uymakla mükellefti.
Dördüncü Mehmed Han zamanında Fransa’nın İstanbul Büyükelçiliğinde kâtiplik yapan De La Croix, 1684 yılında Fransa’da yayınlanan eserinde “Türk Kanunları Padişahı bile kanunun tatbikinden uzak tutamaz.” başlığı altında şunları yazmaktadır:
“Devletin güvenlik ve disipliniyle ilgili kanunlar çok önemliydi. Onların hükmünü Padişah bile bozamazdı. Hatta, Padişah kâfirlere savaş açarken bile, onlara İslâm dinini kabul etmelerini veya ölümden ve esirlikten kurtulmak için vergi ödemelerini teklif etmek mecburiyetindedir. Türk hâkimiyetini kabul ettikleri takdirde onların koruyuculuğunu kabul etmek zorundadır. Yine aynı kanunlara göre padişah, câmilere ait vakıfları herhangi bir sebeple gasbedemez. Çünkü bunların gelirleri fakirlere, yetimlere aittir... ”
“Türkler; insaniyeti, fazileti, doğruluğu, zayıflara yardımı seven, aile namusuna riâyet eden insanlardır. Onlar dünyanın en yüksek ve en asil milletidir... ”
D’ÂTRAK
Dünkü CEVAP: Saat 8.20 de karşılaşıyor.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE