Untitled Document

SOH­BET... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .NE­FİS VE AKIL

Allahü teâlâ, hayvanların yaşayabilmeleri ve üreyebilmeleri için, iki kuvvet yarattı. Biri, muhtaç oldukları, lezzet aldıkları şeyleri istemek, onlara kavuşmak kuvvetidir ki bu kuvvete şehvet denir. İkincisi, yaşamalarına zararlı olan, canlarını yakan şeylerden kaçmak, bunlara karşı savunma kuvvetidir ki, buna da gadap denir. Allahü teâlâ, hayvanların yaşamaları, ve üremeleri için muhtaç oldukları şeyleri her tarafta, bol bol yaratmış, bunlara kolayca kavuşmalarını ve bulduklarını kolayca kullanabilmelerini ihsan etmiştir.

Allahü teâlâ, insanlara merhamet ederek, seve seve çalışabilmeleri, çalışmaktan usanmamaları için, insanlarda üçüncü bir kuvvet daha yarattı ki, buna da nefis denir. Bu kuvvet, şehvetlere kavuşmak ve gadap edilenlerle döğüşmek için insanı zorlar. Nefs, insana bu yorucu işleri seve seve yaptırır, bu işlerde bir sınır tanımaz. Allahü teâlânın merhameti sonsuz olduğundan, nefsin insanı felâkete sürüklemesine mani olmak istedi. Hem nefsin arzularına uymayı sınırlayan, hem de nefsi taşkın olmaktan kurtaran emirler ve yasaklar gönderdi. Peygamberleri ile gönderdiği bu emir ve yasaklara din denir.

Nefis, şehveti ve gadâbı aşırı çalıştırdığı için, buna uymak insana tatlı gelir. İslâmiyete uymak ise, bu arzuları frenlediği, tehdit ettiği için acı ve zor gelmektedir. Allahü teâlânın merhamati sonsuz olduğundan, insanlarda, seâdeti felâketten, doğruyu eğriden ve faydalıyı zararlıdan ayırabilmek için bir kuvvet daha yarattı ki,bu çok kıymetli kuvvete akıl denir. Akıl sahibi olan, nefsine değil aklına ve dine uyar ve müslüman olur.
(Tam İlmihal:502)



- Yemek : Etli nohut, Bulgur pilavı, Turşu, Kavun

Featured Image 01