SOHBET ...... EMİRLER VE YASAKLAR
Alllahü teâlânın emir ve yasakları, müslümanlara, yâni imâanı olanlaradır. İmanı olmayanlara, emir vermekle, ibâdet ettirmekle şereflendirmedi. Öyle kimseler her istediklerini yapar, günah olmaz. Burada her türlü nimete kavuşurlar, istediklerini, çalıştıklarını elde ederler.
İmânı olmayanlara, yalnız bir emir verilmiş, onlardan yalnız birşey istememiştir. Bu emir imân etmeleri, müslüman olmalarıdır. Böyle kimseler, bu emri dinlemedikleri için, biricik suç işlemiş oluyorlar. Fakat bu suç en büyük suçtur. Bu suçun cezası Cehennemde pek büyük, çok acı ve sonsuzdur.
İmânı olmayan bazı câhil ve ahmaklar, namaz kılanlarla, oruç tutanlarla, dine uyanlarla alay ediyor. Bunlara gerici diyor. “Biz, Allah’ın emirlerini yapmıyoruz, hile ile, yalan ile dünyanın tadını çıkarıyoruz, istediğimiz gibi zevk sefa ediyor, keyf sürüyoruz. Siz, namazla, oruçla vakit geçiriyor, dünya zevklerinden kaçıyor, sıkıntı içinde yaşıyorsunuz. Eğer müslümanlık seâdet yolu olsaydı, siz bizden daha mesut yaşardınız.” diyorlar.
Bu gibi sözler, âhirete, Cennete, Cehenneme inanmayanların, ilerisini görmiyenlerin sözleridir. Cennet nimetlerinin, Cehennem azaplarının sonsuz olduğunu bilen kimse, dünyanın birkaç günlük belâlarına, sıkıntılarına hiç ehemmiyet verir mi? Öyle söyleyen ahmakların bunu anlamamasının ehemmiyeti olur mu?
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE