HİKÂYE... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... FÂNİ DÜNYA
Evinin bahçesinde bir adam acâib hareketler yapıyordu. Merak eden bir şahıs yaklaşarak ne yaptığını sorunca şöyle cevap verdi:
-Bu teptiğim keçedir. Keçe imâl edeyorum. Götürüp pazarda satıyorum. Ne yapalım, fâni dünya. Beş on kuruş ekmek parası...
-Peki bu başındaki çıngıraklar nedir?
-Ben çalışırken başımdaki çıngıraklar ses çıkarıyor. Komşuların bahçelerindeki ekinleri ve meyveleri zararlı kuşlardan koruyorum. Onlar da bana ücret ödüyorlar. Ne yapalım, fâni dünya. Beş on kuruş ekmek parası...
-Peki o sırtındaki yük nedir?
-Sırtımdaki yayıktır. Ben çalışırken yoğurdum da yayıkta ayran oluyor. Ne yapalım, fâni dünya. Beş on kuruş ekmek parası...
-O elindeki nedir?
-Elimdeki kirmandır. Yün eğiriyorum. Götürüp çarşıda satıyorum. Ne yapalım fâni dünya. Beş on kuruş ekmek parası... .
-Ağzında birşeyler mırıldanıyorsun o nedir?
-Bu işlerimi yaparken Kur’ân-ı kerîm okuyorum. Sevâbını komşuların ölülerine gönderiyorum. Komşular da bana hediye veriyorlar. Ne yapalım fâni dünya. Beş on kuruş ekmek parası...
-Eğer dünyâ fâni olmasaydı kimbilir nasıl çalışırdın.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE