MANZUM MENKİBE HASTA KİM, DOKTOR KİM
Ebû Bekr-i Şiblî ki, devrinin bir tânesi,
Cüneyd-i Bağdâdî’nin, seçkin bir talebesi.
Bu Şiblî hazretleri, bir gün hasta oldular,
Gönderdi bir doktoru, kendisine hükümdar.
Lâkin Hıristiyandı, gönderdiği o doktor,
Gelip suâl etti ki: (Gönlünüz ne istiyor?)
Şiblî hazretleri de, o doktora şöyle der:
(Gönlüm, senin Müslüman, olmanı arzu eder.)
Doktor dedi: (Ey Şiblî, ben olursam Müslüman,
Sen hemen iyi olur, kalkar mısın yataktan?)
Buyurdu ki: (Müslüman, olur isen, sen eğer,
Benim hastalığımdan, kalmayacak bir eser.)
Şiblî hazretlerinin, bereketiyle o an,
Şehâdet söyleyerek, oldu hemen müslümân.
Şiblî hazretleri de, iyileşti o ara,
El ele tutuşarak, geldiler hükümdara.
Hayret edip dedi ki, (Ben doktoru o eve,
Gönderdim ki Şiblî’yi, tedâvî etsin diye.
Meğerse doktor hasta, hasta ise doktormuş,
Doktor, hasta elinde, tam şifâya kavuşmuş.)
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE