SOHBET ........ NAMAZ VAKİTLERİ
Güneş semada belli bir yere gelince, bir namazın vakti başlar. Güneşin belli bir yere gelmesi (güneşin kenarının) ufuktan belli bir irtifa’ uzakta bulunması demetir. Bu irtifa; fecr vakti için -19 derece, tulû’ ve gurûb vaktitleri için sıfır derece, işâ (yatsı) için -17 derecedir. İşrak, zuhr ve ikindi nazalarının vakitlerinin başladığı irtifalar hergün başka olup, hesâb ile bulunur. Üç türlü ufuk vardır. Namaz vakitleri hakiki ufuktan olan irtifa ile başlamaz. Çünkü bu irtifa; güneşin merkezinin irtifa’ıdır. Hem de bu irtfâ sıfır olduğu zaman (fannî ggurûb vakti olduğu halde), güneş batmamış olarak görünmektedir. Bunun için namaz vakitlerinin, bu hakiki irtifa ile başlamıyacağı, fıkıh titablarında açıkça yazılıdır. Güneşi gören kimsenin namaz vakitleri güneşin mer’î ufuk hattından hattından olan irtifâ’a geldiğini görünce başlar. Güneş veya ufuk görünmediği yerlerde, namaz ve oruç vakitlerinin başlaması takvik ile anlaşılır. Takvim hazırlamak için namaz ve oruç vakitlerini hesab edilirken mer’î ufukdan olan irtifâ’da kullanılmaz. Çünkü bir mahalde muhtelif yükseklikler için muhtelif mer’î ufuk hatları vardır. Bunların herbiri için muhtelif irtifâ’lar vardır. Bir şehirde, her yükseklik için bir namazın muhtelif vakitleri olur. Bir şehir için namaz vakitlerini, bu şehirdeki en yüksek mahallin mer’î ufkundan olan irtifâ’a göre hesap edilmekten başka çare yoktur. Bu ufk’a (Şer’î ufuk), bu irtifâ’a (Şer’î irtifa) ve bu namaz vakitlerine (Şer’î vakit) denir. Bir namazın fenni vakti ile şer’î vakti arasındaki zamana (Temkin zamânı) denir. Hesab ile bir namazın fennî vakti bulunmakta, sonra temkin kulanılarak şer’î vakte çevrilmektedir.
Erkek : Semih - Kız : Semiha - Yemek : Sütlü çorba, Yaprak sarması, Havuç Rendesi, Revani
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE