MENKÎBE HAZRET-İ EBÛ BEKİR’İN ÎMÂNA GELİŞİ (I)
Hazret-i Ebû Bekir anlatıyor:
Resûlullah efendimizin peygamberliği tebliğ edilmeden evvel, ticaret için Yemen’e gitmiştim. Semâvi kitapları okumuş, yüz yaşında bir ihtiyara misafir oldum. Beni görünce sordu:
-Öyle zannediyorum ki sen Mekke’densin.
-Evet.
-Kureyş’den misin?
-Evet.
-Beni Temîm’den misin?
-Evet.
-Bir alâmet kaldı?
-Nedir?
-Karnını aç!
-Maksadını söylemeden açmam.
-İlâhi kitaplarda okurum ki; Harem’den bir Peygamber çıkacaktır. Biri genç, diğeri ihtiyar iki yardımcısı olacaktır. Genci kuvvetli ve adaletli, ihtiyarı zayıf ve karnında ben olacaktır.
Karnımı açtım. Göbeğimin üstünde siyah bir ben gördü:
-Kâ’benin hakkı için sen o ihtiyar yardımcısın. O peygamberin dînine sıkı sarıl ve Allahü teâlânın sana bağışladığı şeyleri gizle!
Bana birkaç beyit verdi ve:
‘’Bunları o Peygambere verirsin!’’ dedi. Mekke’ye geldim. Mekke’nin uluları beni görmeye geldiler. Dedim ki:
-Ben yokken hiç garip bir hâdise oldu mu? (Devamı yarın)
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE