MENKIBE ........................ DÖRT KARIŞ BOYNUZLU KOÇ
Çok zengin fakat cimri olan birisi, “Eğer Allahü teâlâ bana bir evlat ihsan ederse, boynuzu dört karış olan bir koç kurban edeceğim.” diye adakta bulundu.
Günün birinde bu adamın bir oğlu oldu. Adağını yerine getirmek istedi. Dört karış boynuzlu koç arattı. Fakat bir türlü bulamadı. O zaman din alimlerine de sordu fakat, bir çâresini bulamadı.
En sonunda birisi bu işi Ebû Yûsuf hazretlerinin çözebileceğini söyledi. Zengit zat hemen gelip derdine bir çâre bulmasını rica etti. Cimriliğini bilen İmâm-ı Ebû Yûsuf hazretleri buyurdu ki:
-Ben buna bir çâre bulurum. Fakat bir şartla.
-Söyle, şartın nedir?
-Sen zengin bir adamsın, memleketin fakir çocukları için dört tane mektep ve bunların masraflarını karşılamak için dörd ve dükkân yaptırırsan müşkülün hallolur.
Adam bu teklifi kabul etti. Kurban Bayramı günü, Ebû Yûsuf hazretleri normal boynuzlu bir koç getirtti ve bir de beş yaşında bir çocuk çağırdı. Boynuzlarını çocuğa ölçtürdü ve dört karış geldi. Ebû Yûsuf hazretleri buyurdu ki:
-İşte senin adadığın koç bu: Çünkü sen karışın büyük veya küçük olduğunu söylemedin.
Adam, adağını ve mektep yaptırma sözünü yerine getirdi.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE