MANZUM HİKÂYE ......................... ÇİFTÇİNİN ÖĞÜDÜ
Vaktiyle bir çiftçi varmış,
Tecrübeli ihtiyarmış.
Hastalanıp yatmış bir gün;
Çoçukları mahzun küskün,
Toplanmışlar etrafına,
Demiş: “Kulak verin bana!
Çünkü artık yavrularım,
Öleceğim, ihtiyarım.
Son sözleri babanızın,
Aklınızda iyi kalsın.
Tarlamızda hazine var,
Kazarsanız, altın çıkar”
Çiftçi ölür, üç gün sonra,
Tarla kalır çocuklara,
Kazma, kürek çalışarak,
İçindeki taşı, toprak,
Yapar gibi uğraşırlar:
Ne altın var, ne para.
Fakat dolar şimdi tarla,
Altın gibi başaklarla.
Çifçi şunu demek ister:
“Eden kendine eder,
Hazır para çabuk yenir,
Çalışmanız hazinedir.”
İbrahim Alâettin Gövsa
FIKRA ...................... VAHŞET
Avrupa’da harpte milyonlarca insanın öldürüldüğünü duyan yaşlı yamyam oğluna sorar:
- Bu kadar insanı nasıl yiyecekler acaba?
Genç oğlu cevap verir:
- Avrupalılar öldürdükleri insanların etini yemezler.
- Ya ne yaparlar?
- Toprağa gömerler.
- Bu Avrupalılar ne vahşi, ne barbar insanlarmış. Demek maksatsız insan öldürüyorlar ha?
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE