Untitled Document

TARİH (Dünden Devam) BİR ŞEHİDİN MEKTUBU

Üzerindeki adrese göre ev Aksaray’da idi. Evi buldum. Bu arada “Mektubu veren asker belki dönmüştür.” diye düşünüyordum. Kapıyı çaldım. Yaşlı bir kadın kapıyı açtı.  Mektup zarfında yazılı adresi sordum. “Burası” dedi. Mektubu kendisine uzatarak, “Bu mektubu oğlunuz Kıbrıs’dan gönderdi dedim. Bilmem belki kendisi de gelmiştir.” Kadın büyük bir şaşkınlık içinde beni içeriye davet ederken “Bizim Kıbrıs’ta çarpışan oğlumuz yok.” dedi. İyice şaşırmıştım. Biraz sonra kadının beyi de yanımıza geldi. Hadiseyi ona da anlattım. Yaşlı adam birşey söylemeden yanımdan ayrıldı ve biraz sonra bir fotoğraf albümüyle birlikte geldi. Albümü açtı ve üç gencin birlikte çektirmiş olduğu fotoğrafın ortasındaki delikanlıyı göstererek
-Size mektubu veren bu muydu? diye sordu.
Resme baktım.
-Evet, buydu...dedim. Gayet iyi hatırlıyorum.
Kadın hıçkırarak ağlamaya başlamıştı. Yaşlı adam “Resimdeki genç oğlumdu, dedi. Ama 35 yıl önce, Kore’de şehid düşmüştü.
Kendimi evden dışarı zor attım. Hadiseyi bir türlü unutamıyorum.
Zafer Dergisi
Âyet-i kerimede buyuruldu ki: “Siz Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyiniz!”

 



- Yemek : Bamya, Bulgur pilavı, Salata, Kavun

Featured Image 01