SOHBET..................................KUR’ÂN TERCÜMESİ
Kur’ân-ı kerim, hiçbir dile, hattâ Arabçaya da tâm tercüme edilemez. Herhangi bir şiirin, kendi diline bile, tâm tercümesine imkân yoktur. Ancak izâh edilebilir, açıklanabilir. Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını anlamak için tercümesini okumamalıdır. Bir âyetin ma’nâsını anlamak demek, Allahü teâlânın, bu âyetde, ne demek istediğini anlamak demektir. Bu âyetin herhangi bir tercümesini okuyan kimse, murâd-ı ilâhiyi öğrenemez. Tercüme edenin, bilgi derecesine göre anlamış olduğunu öğrenir. Bir câhilin, yaptığı tercümeyi okuyan da, Allahü teâlânın dediğini değil, tercüme edenin, anladım sanarak, kendi kafasından anlatmak istediğini öğrenir.
GARİP FAKAT GERÇEK
1986 yılında, Fransa’da yayınlanan Sciences et Avenir dergisi yaptığı bir ankette, aşağıdaki sonuçları almış ve çok şaşırtıcı olarak nitelendirmiştir. Sonuçlar şöyledir: Fransızların;
% 25’i güneş dünya edrafında döner, diyor,
% 22’si fallara inanıyor.
% 20’si Kopernik’in kim olduğunu bilmiyor.
% 21’i başka gezegenlerden canlı geldi, diyor.
%9’u ilim insanları ölümsüzleştirecek, diyor.
Not: Fransa’da falcılık ve müneccimlerin sayısı 50.000 den fazladır. Boşanmalar evlenenler’den fazla olup, çocukların % 20’si evlilik dışı doğumlardandır.
(İnsan ve Kâinat: Mayıs-1986)
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE