Untitled Document

MENKİBE FİR’AVN VE ASKERİ

                  (Dünden devam)
(Âsi olan bir kulu, câizdir suda boğmak.)
Diye yazıp kâğıda, imzaladı bu ahmak.

Bu hâdiseden sonra, yıllar geçti aradan,
Mûsa aleyhisselâm, hicret etti oradan.

Vardı kızıl Deniz’e, ozaman kavmi ile,
Yetişti arkasından,Fir’avn da askeriyle.

Mûsa aleyhisselâm, duâ etti Rabbine,
Denizden on iki yol,açılmıştı kendine,

Geçmeğe başladılar, mü’minler bu yollardan,
Fir’avn da askeriyle, girdi arkalarından.

Sağ ve sâlim geçince, tam olarak mü’minler,
Suyun tam ortasına, gelmişlerdi kâfirler.

Yollar kapandı birden, sular bastı her yandan
Geldi Cibril-i emin, Fir’avn’a, tam o zaman.

Gösterdi kendisine, imzâlı fermânını,
Okuyunca, kâğıdı, tanıdı imzâsını,

Şöyle yazıyor idi, okuduğu kâğıtta,
(Âsi olan bir kulu, boğmak câizdir suda.)

Fir’avn bu yazısını, görüp hâtırlamıştı.
Ve ölüm fermanını, kendi imzâlamıştı.


FIKRA      İŞTE BÖYLE
Ok atma talimleri yapılırken, Nasreddin Hoca’ya da bir  okla yay verip derler ki:
- Buyrun hocam, siz de  gösterin hünerinizi!
Hoca yayı gerip ilk okunu atar, ama ok hedefe gitmez. Hoca hiç istifini bozmadan der ki: 
- Bizim subaşı böyle atardı.
Hoca tekrar bir ok atar, yine vuramaz. Bu defa da:
- Bizim çarkçıbaşı da der, böyle atardı.
Üçüncü ok, nasıl olduysa hedefi vurur ve kükrer:
- İşte!.Hoca Nasreddin de böyle atar!



- Yemek : Pirinç çorbası, Etli Türlü, Revani

Featured Image 01