MANZUM MENKÎBE ................ RECEB AYI
Binlerce sene önce, duygulu bir genç vardı,
Kalbi güzel bir kıza tutulmuştu; yanardı.
Ona kavuşmak için çırpınırdı, erirdi,
Sevdiğine her zaman haberler gönderirdi.
Nice zamandan sonra, sevinçle doldu gâyet,
Çünkü o güzel kızdan söz almıştı nihâyet.
Bir akşam bir odada buluştular gizlice,
Söyleşirken bir ara bir şeyler oldu gence.
Dedi: “ Bu hangi aydır, görünen pencereden?”
Kız dedi ki: “Recebdir, fakat sarardın, neden?
Hangi ay olduğunu ne için soruyorsun?
Hem toparlanıp kalktın, söyle ne oluyorsun?
Genç âh edip dedi ki: “Dedelerimden duydum.
Sana da anlatayım, ben niçin böyle oldum:
Receb ayı girince işlenmez suç ve günâh,
Bu aya saygı gerek, senden vazgeçtim billâh.
Ve Hazret-i İsa’ya vahiy geldi o ânda:
“Gence git, selâm söyle!” buyurdu Hak teâlâ.
Genç buna pek sevindi, gördü ki o saygısı,
İmâna sebep oldu, kalmadı hiç kaygısı...
Hanefi Söztutan
FIKRA ............... İÇİ BOŞMUŞ
Küçük Can, der ki:
- Anneciğim, midem ağrıyor.
Annesi cevap verir:
- Öğle yemeğini yemedin içi boş da ondandır. Midende birşeyler olsa kendini daha iyi hissedersin.
Öğleden sonra sınıfta öğretmeni der ki:
- Çocuklar başım çok ağrıyor, biraz sessiz olun!
Can hemen ayağa kalkıp der ki:
- İçi boş da ondan ağrıyor öğretmenim. İçinde birşeyler olsa kendinizi daha iyi hissedersiniz.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE