Untitled Document

MAN­ZUM MEN­Kİ­BE .......... Bİ­LÂL-İ HA­BE­ŞÎ

Bilâl-i Habeşî’yi, küffârdan bir tânesi,
Birinden satın alıp yaptı kendi kölesi.

Bir gün ayrılmış idi, bekçisi puthâneden
Girdi Bilâl içeri, kimseye görünmeden.

İçerdeki putların, hepsinin üstlerine,
Pislikleri sürerek, acele çıktı yine.

Kâfirler hep toplanıp, putlarını gördüler,
(Bu işi yapsa yapsa, Bilâl yapar.) dediler.

Gidip efendisine, anlattılar bu hâli,
Dediler: (Ey kardeşim, cezâlandır Bilâli!)

Efendisi dedi ki: (Olsun Bilâl sizlerin,
Nasıl istiyorsanız, cezâsını siz verin!)

Yatırdılar Bilâli, sıcak kumun üstüne.
Sonra koca bir taşı bıraktılar göğsüne.

Bağladılar bu hâlde, ayağını, elini,
Dediler ki: (Ey Bilâl, bırak İslâm dînini!)

(Allah birdir!) diyordu. Bilâl taşın altında,
Bir eksilme olmadı, dininde, îmânında.

Yandı çıplak vücûdu, sıcak kum üzerinde,
Yine de sâbit kaldı, Bilâl İslâm dîninde.
 

FIKRA      YETİŞ DOKTOR

Adam telefonda feryat ederek bağırıyordu:
- Yetişin doktor bey! Oğlum canlı bir fare yuttu!...
- Telaşlanmayın, dedi doktor. Çocuğun önüne biraz peynir koyun, ağzını da açsın. Ben şimdi geliyorum.
Doktor yetiştiğinde, çocuğu yerde ağzı açık yatar gördü. Adam da elinde bir balık tutuyordu.
- Deli misiniz? dedi. Ben size peynir demiştim, balık değil.
Evet ama. Ben şimdi fareyi değil, kediyi çıkartmaya çalışıyorum.



- Yemek : Yayla çorbası, Zeytinyağlı pırasa, Yoğurt

Featured Image 01