Untitled Document

ARALIK AYI 12. Ay (31 Gün)

Gündüzler, ayın başından 23’üne kadar 17 dakika kısalır, ay sonuna kadar da 2 dakika uzar. Geceleri de bunun tersi olur. Aralık ayının 21’inde Güneş, Oğlak Burcu’na girer. Bu tarihe Gündönümü denir ve gündüzlerin kısalması durur. Zemherir girer ve kış mevsimi başlar. Erbaîn, karakış günleri olarak kabul edilir. fiimâl ile Karakış ve Gündönümü Fırtınaları bu aydadır.

SAĞLIK: Kış mevsimi için kalın giyecekler ve kuvvetli gıdalar lâzımdır. Ateş, öksürük ve ağrı olunca doktora başvurmalıdır. Çok sıcaktan, çok soğuğa çıkmamalıdır.

BAHÇE: Güzel havalarda, toprak bahar için hazırlanır. Havalar ılık giderse, meyvaları çekirdekli olan ağaçlar budanabilir. Çiçek bahçesinde yapılacak iş yoktur. Eğer sera varsa, sıcaklığın 10 dereceden aşağı düşürülmemesine dikkat etmek gerekir. Havalar iyi giderse bakla, bezelye, marul, turp, karnabahar tohumları ekilir.

BALIKLAR: Izgara: Uskumru, gümüş, sazan, hamsi ve istavrit. Tava: Tekir, barbunya, palamut ve istavrit. Haşlama: Diğer balıklar.

VERGİ VE SİGORTA: Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, beyannamesi verilip, ödenecek (15 Aralık). Aylık Muhtasar Beyanname verilerek, vergisi ödenecek. Vergi İade Beyannamesi verilecek. Geçen ayın Damga Vergisi beyannamesi verilip ödenecek (20 Aralık). KDV Beyannamesi verilip, ödenecek (25 Aralık). Zirai Gelir Vergisi’nin son taksidi, Bağ-Kur sigortalılarının aylık primleri, geçen ayın sigorta primleri, bildirgesi verilerek ödenecek. Resmî defterler tasdik ettirilecek. Odalar Munzam Aidatı II. taksidi ödenecek (31 Aralık).

 

MÜHİM TENBİH

Kıymetli okuyucularımız! Bu takvîmdeki namaz vakitlerini, İstanbul Üniversitesi Kandilli Rasadhânesi’nin 1958 târih ve 14 sayılı Türkiye’ye Mahsûs Evkât-i Şer’iyye kitabından aldık. Yüz seneden ziyâde bir zamândaki takvimlerin hepsi, namaz vakitlerini böyle yazmışlardır. Bunlardan 1926 senesindeki Takvîm-i Ziyâ’da diyor ki:

İşbu takvim, Diyânet işleri Riyâseti Hey’et-i Müşâveresi tarafından tedkîk edilip, riyâset-i celîlenin tasdîki ile tab’ edilmiştir. Gazetemizdeki, sayın müftîlerin ve hesâb uzmanlarının da bulunduğu ilim heyetinin, en yeni elektronik makinalarla yaptığı hesâblarla da, hep bu vakitler bulunmuştur. Yüz seneden fazla zaman içinde, bütün âlimler, velîler, devlet ve dîn makamlarında bulunanlar, bütün müslümanlar, her yerde, hep bu takvîmlere uymuşlar, ibâdetlerini bu vakitlerde yapmışlardır. ?imdi de, her müslümanın bu (icmâ’-i müslimîn) den ayrılmaması lâzımdır.

İSFİRÂR VAKTİ

Güneş doğarken ve semanın ortasında iken ve batarken, her türlü namazı kılmak, tahrîmen mekruh olur. Güneşin doğması demek, işrak, yani Bayram namazı vaktine kadar yükselmesidir. Batması da, ziyasının sararmaya başlamasından batıncaya kadar geçen zamandır. Bu zamanın başladığı vakte İsfirâr-ı Şems denir.

İsfirâr-ı Şems ile gurup (güneşin batması) arasındaki zaman, tulû (güneşin doğması) ile işrak arasındaki zamandan temkin kadar kısadır. İkindi namazını, özürsüz olarak, bu zamana geciktirmek büyük günahtır. Fakat, gecikmiş ise, terk etmemeli, muhakkak kılmalıdır. Gurup ile tulû vakti toplamından işrak vakti çıkarılıp temkin ilâve edilince, İsfirâr vakti bulunur.





Featured Image 01