Untitled Document

MANZUM MENKÎBE ................................... NEFİS

Hazret-i Şiblî birgün, evine gidiyordu.
Yolu da bir mektebin, önünden geçiyordu.

O sırada gözüne, iki çocuk ilişti,
İkisi de yanında, yiyecek getirmişti.

Yanyana oturarak, torbaları çözdüler,
İçinde olanları, önlerine döktüler.

Fakirin getirdiği, birkaç parça ekmekti,
Zengin ise aksine, bal bile getirmişti!

Fakir olan; zenginin, balını farkedince,
Müthiş canı istedi, ekmeğine sürünce!

Kendini tutamayıp, en sonunda istedi.
“Yediğin baldan bana, az verir misin?” dedi.

Dedi: “Biraz veririm, dediğimi yaparsan,
Fino gibi arkamdan, havlayarak koşarsan!”

Nefsinin hatırına, teklifi kabul etti,
Bir parça bal uğruna, arkasından seğirtti!

Ama zengin çocuğu, dedi: “Kusura bakma!
Bizim köyde köpeğe bal vermezler, darılma!

Şiblî bunu görünce, dedi “Ey alçak nefsim!
Şu gördüğün hâdise, hâfızana yer etsin!

Zira bu olay sana, ibret almaya yeter!
Kanaat eylemezsen, olursun bundan beter!”

 

ZEKA BULMACASI
Ali şöyle anlatıyor: (Birgün) amcam bana hediye bir top getirdi. Bu sihirli topun sihrini çözersen senin olsun dedi. Günlerce uğraştım. Bir gün bilmeyerek bir yerine basınca bir kapak açıldı ve içinden 3 tane küçük top çıktı. Ben yine araştırmaya başladım. Küçük topların bir yerine basınca, yine bir kapak açıldı ve içinden 3'er tane küçüçük top çıktı. Bunda bir iş var dedim ve onlarında gizli noktalarını buldum. Kapakları açılınca 3'er tane minicik top çıkmasınmı? Dayanamadım onlarıda araştırdım  ve üçer tane de onların içinden mini-mini top çıkardım...)

Biz Ali'nin sözünü kestik. Şimdiye kadar kaç tane top oldu? (Cevabı yarın)

 



- Yemek : Yayla çorbası, Etli kereviz, Kuskus pilavı, Yoğurt

Featured Image 01