Untitled Document

MENKÎBE.......(Dünden devam) MÂŞİTE HATUN (II)

Kamçılarla vücûdundan kan çıkıncaya kadar kırbaçlandı. Mâşite hatunu bir ağaca bağlattı. Biri 5 yaşında, diğeri de 5 aylık olan iki kız çocuğundan büyüğünü karşısına getirerek şöyle söyledi:
-Ey Mâşite, beni tanrı olarak kabul edersen seni serbest bırakacağım.
-Ben ancak bir olan  Allaha inanıyor ve O’nu kendime ilâh olarak kabûl ediyorum.
Firavun eline geçirdiği bıçakla 5 yaşındaki yavrunun gırtlağını annesinin gözü önünde kesti. Kanını da Mâşite’nin ağzına yüzüne sürdürdü. Sonra tekrar hiddetlenerek şöyle sordu:
-Benden başka tanrı var mıdır?
-Allah birdir, Allah’tan başka ilâh yoktur.
Bu sefer Firavun 5 aylık kundaktaki yavruyu getirmelerini istedi.
İkinci yavrusunun da hunharca kesilmesine bir anne olarak dayanamıyacaktı. Kararını verdi. Firavun’a Rabbim sensin diyecek, fakat kalben inanmayacaktı. Tam ‘’Rabbim sensin.’’ diyeceği sırada küçük yavru dile gelerek dedi ki:
-Hayır anne, hayır! Sabreyle! Rabbim sensin deme! İmânından aslâ dönme! Firavun’a inanma! Benim için, ablam için ve senin için Allah’ın Cennette hazırlamış olduğu makâmı görüyorum.
Firavun ve orada hazır olanlar bu sözü duydular. Tövbe edeceğine daha da hiddetlenen Firavun, 5 aylık yavruyu da hemen öldürttü. Fakat Mâşite hatun ağlamıyor, gülüyordu. Kızının gördüklerini artık o da görüyordu. Ölümünün bir an evvel gelmesini arzuluyordu. Firavun, kocasıyla beraber Mâşite hatunu ve yavrusunu kaynar kazanın içine attı. Fakat kini yine yatışmadı.



- Yemek : Etli nohut, Nohutlu Pilav, Ayran

Featured Image 01