Untitled Document

MENKÎBE ................................. MÂŞİTE HATUN (I)

Firavun’un Mısır hazine işleriyle görevli bir veziri, bunun da Mâşite adında bir hanımı vardı. Firavun’un kızının dadılığını yapıyordu. Kendisi Mûsâ aleyhisselâmın dinine inandığı halde imânını gizliyor, ibâdetlerini de gizli yapıyordu.
Mâşite hatun birgün hamamda Firavun’un kızının saçını tararken, tarak yere düştü. Bunu yerden alırken gayri ihtiyarî olarak ağzından şu sözler çıktı: ‘’Bismillahirrahmanirrahim’’ 
Kız bu söze kızarak dedi ki:
-Ey dadı. Bu nasıl sözdür. Benim babamdan başka tanrı mı vardır? Seni babama şikayet edeceğim.
Doğruca babasının yanına gidip olanları söyledi. Firavun Mâşite hatuna dedi ki:
-Sen benden başka bir tanrıya inanıyormuşsun. Söyle, benden başka yer yüzünde tanrı var mıdır?
-Hâşâ! Ey Firavun sen de biliyorsun ki sen ilâh değil âciz bir kulsun. Seni de yaratan Allahtır. Sen fânîsin ve yok olacaksın. Fakat benim Rabbim olan Allah ebedîdir. Fânî değildir. Mûsâ aleyhisselâm O’nun peygamberidir.
Bu sözlere çok kızan Firavun onu hemen öldürmektense her gün bir uzvunu keserek başkalarına da iyi bir ders olmasını istedi. Önce tırnaklarını çektirdi. Saçından tavana asıldı.
(Devamı yarın)

FIKRA  ......................................    ETME KARDEŞ
Adamın biri, üzüm sepetinin başına geçmiş üzümleri üçer beşer yiyordu. Bu hâle çok şaşıran birisi:
- Arkadaş, dedi, üzüm ikişer ikişer yenir.
- O senin dediğin elma, armuttur.
- Nasıl olur, onlar dilim dilim yenir.
- Etme kardeş. O senin dediğin kavun karpuzdur.



- Yemek : Ispanak, Makarna, Komposto

Featured Image 01