Untitled Document

MENKIBE ....................................... DIHYE ZANNETTİLER

Dıhye hazretleri eshabdan olup çok güzel yüzlü idi. Çoğu zaman Cebrâil aleyhisselâm Peygamber efendimize Hazret-i Dıhye şekliyle gelirdi. Bir gün yine bu şekil ile Peygamber efendimize gelmişti. Bunu gören Hazret-i Hasan ve Hüseyin Cebrâil aleyhisselâmın dizleri üzerine oturdular. Peygamber efendimiz bunlara mani olmak isteyince, Cebrâil aleyhisselâm dedi ki:
-Yâ Resûlullah niçin mani olmak istiyorsunuz? Fâtıma teheccüd namâzı kılarken, Hak teâlâ beni gönderir bunların beşiklerini sallardım. O rahatça namâzını kılardı. Ba’zan da anneleri uykuda iken gelir ağladıkları zaman sustururdum. Benim yanıma gelmelerinde ve bu şekilde hareket etmelerinde bir mahzur yoktur.
-Ey kardeşim Cebrâil! Eshâbımdan Dıhye çok kere sefere çıkar. Her dönüşünde bunlara hediye getirir. Dıhye zannedip size sokuldular.
Cebrâil aleyhisselâm ellerini Cennete uzattı ve bir salkım üzüm bir kırmızı nar aldı. Üzümü Hazret-i Hasan’a, narı da Hazret-i Hüseyin’e verdi. Bunu yerlerken kapıya bir dilenci geldi. “Ey Ehl-i beyt! O üzüm ve nardan bana da verirmisiniz?’’ dedi. Resûlullah efendimiz yüksek yaradılışları icabı vermek isteyince, Cebrâil aleyhisselâm mâni olarak dedi ki:
‘’Yâ Resûlullah! O dilenci şeytândır. Cennet ni’metleri ona harâmdır. O hile ile yemek istiyor.’’

 



- Yemek : Şehriyeli pilav, Tas kebabı, Kadayıf

Featured Image 01