Untitled Document

EKİM AYI 10. Ay (31 Gün)

Gündüzler, ayın başı ile sonu arasında 82 dakika kısalır ve geceler de o kadar uzar. Ekim ayının 23’ünde Güneş, Akrep Burcu’na girer. Bu ayda turnalar gider. Havalar genelikle yağışlıdır. Koç Katımı, Yaprak Dökümü, Kırlangıç, Bağ Bozumu ve Balık Fırtınası gibi sayılı fırtınalar bu aydadır.

SAĞLIK: Havalar soğumaya başladığı için, çok dikkatli olmalıdır. Kışlık elbiseler hazırlanır, yağışlı ve rüzgârlı havalardan korunmak lâzımdır. Nezle, grip, bronşit ve soğuk  algınlıkları başlar.

BAHÇE: Yaprakların dökülmesi hızlanır. Bahçe meraklılarının işi çoktur. Bahçeler bellenip gübrelenir. Meyva ağaçları bu ayda budanırsa çok meyva verir. Elma, ayva ve armut gibi ağaçlar, yaprakları dökülünce mutlaka budanmalıdır. Şimşir, mersin ve taflanlar daldırma yapılır. Bu ay, sebze bahçesini belleyip gübrelemek gerekir. Enginarların yaprakları kesilir. Yeşil salata, bakla, bezelye, karnabahar, turp, kış ıspanağı ve marul tohumları bu ay ekilir. Kış fideleri, fulya, lâle, sümbül gibi çiçeklerin soğanları dikilir. Soğuğa dayanamayan çiçekler evin uygun bir köşesine taşınır.

BALIKLAR: Izgara: Tekir, lüfer, kılıç, sazan, palamut, kofana, uskumru, barbunya. Tava: Kılıç, kefal, tekir, kofana, hamsi, istavrit. Haşlama: Diğer balıklar.

VERGİ VE SİGORTA: Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, beyannamesi verilip ödenecek (15 Ekim). Aylık Muhtasar Beyanname verilerek vergisi ödenecek. Vergi İade Beyannamesi verilecek. Geçen ayın Damga Vergisi, beyannamesi verilip ödenecek (20 Ekim). KDV Beyannamesi verilip, ödenecek (25 Ekim). Zirai Gelir Vergisi’nin I. taksidi, Kurumlar Vergisi’nin son taksidi, Bağ-Kur sigortalıları aylık primleri ödenecek. Odalar Aidatı’nın II. taksidi ödenecek. Geçen ayın sigorta primleri, bildirgesi verilerek ödenecek. Er ihtiyat yoklamalarının son günü (31 Ekim).

MÜHİM TENBİH

Kıymetli okuyucularımız! Bu takvîmdeki namaz vakitlerini, İstanbul Üniversitesi Kandilli Rasadhânesi’nin 1958 târih ve 14 sayılı Türkiye’ye Mahsûs Evkât-i Şer’iyye kitabından aldık. Yüz seneden ziyâde bir zamândaki takvimlerin hepsi, namaz vakitlerini böyle yazmışlardır. Bunlardan 1926 senesindeki Takvîm-i Ziyâ’da diyor ki:

İşbu takvim, Diyânet işleri Riyâseti Hey’et-i Müşâveresi tarafından tedkîk edilip, riyâset-i celîlenin tasdîki ile tab’ edilmiştir. Gazetemizdeki, sayın müftîlerin ve hesâb uzmanlarının da bulunduğu ilim heyetinin, en yeni elektronik makinalarla yaptığı hesâblarla da, hep bu vakitler bulunmuştur. Yüz seneden fazla zaman içinde, bütün âlimler, velîler, devlet ve dîn makamlarında bulunanlar, bütün müslümanlar, her yerde, hep bu takvîmlere uymuşlar, ibâdetlerini bu vakitlerde yapmışlardır. ?imdi de, her müslümanın bu (icmâ’-i müslimîn) den ayrılmaması lâzımdır.

İSFİRÂR VAKTİ

Güneş doğarken ve semanın ortasında iken ve batarken, her türlü namazı kılmak, tahrîmen mekruh olur. Güneşin doğması demek, işrak, yani Bayram namazı vaktine kadar yükselmesidir. Batması da, ziyasının sararmaya başlamasından batıncaya kadar geçen zamandır. Bu zamanın başladığı vakte İsfirâr-ı Şems denir.

İsfirâr-ı Şems ile gurup (güneşin batması) arasındaki zaman, tulû (güneşin doğması) ile işrak arasındaki zamandan temkin kadar kısadır. İkindi namazını, özürsüz olarak, bu zamana geciktirmek büyük günahtır. Fakat, gecikmiş ise, terk etmemeli, muhakkak kılmalıdır. Gurup ile tulû vakti toplamından işrak vakti çıkarılıp temkin ilâve edilince, İsfirâr vakti bulunur.





Featured Image 01