EYLÜL AYI 9. Ay ( 30 Gün )
Gündüzler, ayın başı ile sonu arasında 80 dakika kısalır ve geceler de o kadar uzar. Eylül ayının 23’ünde Güneş, Terazi Burcu’na girer. Havalar serinler ve yağışlar başlar. Göçmen kuşların gitmesi hızlanır. Bu ay, Bıldırcın Geçimi, Çaylak, Kestanekıran, Turna Geçimi Fırtınaları vardır.
SAĞLIK: Havalar, bilhassa geceleri, serinlemeye başlar. Çok ince elbiseler değiştirilir. Bu ayda, mide ve bağırsak bozuklukları tekrar uyanır. Havalar serinlediği için, bu ayda artık denize girmemelidir. BAHÇE: Yeni fideler dikilir, aşı ve daldırma işleri biter. Güneşli havalarda, yetişmiş tohumlar toplanır. Bahçelerin düzenlenmesine başlanmalıdır. Ekim-Kasım aylarında dikilecek çiçeklerin ve ağaç fidelerinin çukurları açılır. Badem ağaçlarının kalem aşısı yapılır. Sebze bahçesinde kırağı ihtimalini unutmamalıdır. Lahana ve kerevizlerin dipleri doldurulur, ıspanaklar seyrekleştirilir. Fidanlıklardaki otlar ayıklanır. Meyvalar toplanır.
BALIKLAR: Izgara: Barbunya, tekir, lüfer, izmarit, sazan, mercan, kefal, sinarit ve kılıç. Tava: Gelincik, istavrit ve yayın. Haşlama: Diğer balıklar.
VERGİ VE SİGORTA: Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, beyannamesi verilip ödenecek (15 Eylül). Aylık Muhtasar Beyanname verilerek, vergisi ödenecek. Vergi İade Beyannamesi verilecek. (20 Eylül). KDV Beyannamesi verilip, ödenecek (25 Eylül). Yıllık Gelir Vergisi’nin son taksidi ödenecek. Bağ-Kur sigortalıları aylık primlerini ödeyecek. Dört aylık Sigorta Dönem Bordrosu ile geçen ayın Sigorta Bildirgesi verilerek, primleri ödenecek (30 Eylül).
MÜHİM TENBİH
Kıymetli okuyucularımız! Bu takvîmdeki namaz vakitlerini, İstanbul Üniversitesi Kandilli Rasadhânesi’nin 1958 târih ve 14 sayılı Türkiye’ye Mahsûs Evkât-i Şer’iyye kitabından aldık. Yüz seneden ziyâde bir zamândaki takvimlerin hepsi, namaz vakitlerini böyle yazmışlardır. Bunlardan 1926 senesindeki Takvîm-i Ziyâ’da diyor ki:
İşbu takvim, Diyânet işleri Riyâseti Hey’et-i Müşâveresi tarafından tedkîk edilip, riyâset-i celîlenin tasdîki ile tab’ edilmiştir. Gazetemizdeki, sayın müftîlerin ve hesâb uzmanlarının da bulunduğu ilim heyetinin, en yeni elektronik makinalarla yaptığı hesâblarla da, hep bu vakitler bulunmuştur. Yüz seneden fazla zaman içinde, bütün âlimler, velîler, devlet ve dîn makamlarında bulunanlar, bütün müslümanlar, her yerde, hep bu takvîmlere uymuşlar, ibâdetlerini bu vakitlerde yapmışlardır. ?imdi de, her müslümanın bu (icmâ’-i müslimîn) den ayrılmaması lâzımdır.
İSFİRÂR VAKTİ
Güneş doğarken ve semanın ortasında iken ve batarken, her türlü namazı kılmak, tahrîmen mekruh olur. Güneşin doğması demek, işrak, yani Bayram namazı vaktine kadar yükselmesidir. Batması da, ziyasının sararmaya başlamasından batıncaya kadar geçen zamandır. Bu zamanın başladığı vakte İsfirâr-ı Şems denir.
İsfirâr-ı Şems ile gurup (güneşin batması) arasındaki zaman, tulû (güneşin doğması) ile işrak arasındaki zamandan temkin kadar kısadır. İkindi namazını, özürsüz olarak, bu zamana geciktirmek büyük günahtır. Fakat, gecikmiş ise, terk etmemeli, muhakkak kılmalıdır. Gurup ile tulû vakti toplamından işrak vakti çıkarılıp temkin ilâve edilince, İsfirâr vakti bulunur.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE