HİKÂYE........................BİR BABANIN DUYGULARI
“Oğlum, bunları sen uyurken söylüyorum. Az önce bir kitap okuyordum. İçimi bir pişmanlık duygusu sardı. Kendimi suçlu hissederek senin odana geldim.
Bugün okula giderken sana kızmıştım. Yüzünü yıkamadığın ve ayakkabıların kirli olduğu için seni azarlamıştım. Sofrada dirseklerini masaya dayayıp bir şeyler devirerek üstünü kirletmiştin. Ben de sinirlenerek sana öfkelenmiştim. Sen okula ben işe giderken bana (Güle güle babacığım.) dediğin halde cevap vermiyerek (Önüne bak, dikkatli yürü!) dedim.
Akşam işten eve dönerken seni sokakta oynarken gördüm. Çorapların delinmişti. Seni önüme katarak eve getirdim. Arkadaşlarının yanında seni küçük düşürdüm. Sonra (Çorapların parasını sen verseydin yırtar mıydın?) dedim.
Akşam gazete okurken bir anda yanıma geldin. Sana dik dik bakarak (Ne istiyorsun?) dedim. Bir şey söylemeyerek boynuma sarılıp beni öptün. Allahın sana verdiği sevgiyi, benim ilgisizliğim yok etmemişti.
Kusur aramak, azarlamak bende alışkanlık halini almıştı. Seni sevdiğim halde, senden, büyük bir insanın hareketlerini bekliyorum. Çocuk olduğunu düşünememiştim. Küçücük kalbin, dağ gibi büyük, ilgisizliğime rağmen gelip beni kucaklıyarak öpmen bunu çok güzel açıklamaktadır.
Sen uyurken yanıbaşında yaptıklarımdan utanıyor ve ağlıyorum. Yarın makûl hareket edeceğim. Yerinde, seninle bir arkadaş gibi konuşacağım. Sevincine ve üzüntüne ortak olacağım. İçimden azarlamak, kötü söz söylemek gelince, dilimi ısıracağım, söylemeyeceğim. (O daha çocuk!) diyeceğim. Senden çok şey istemiyeceğim.”
W. Liviaston Larned
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE