MENKÎBE .................................... CENNET IRMAĞI
Hicrette Sevr dağındaki mağarada iken Hazret-i Ebû Bekir “radıyallahü anh” o kadar susadı ki utancından Peygamber efendimize susadığını diyemedi sonra dayanamıyarak söyledi. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
-Yâ Ebâ Bekir! Dışarı çık mağaranın önünden bir ırmak akıyor, onun suyundan iç!
Hazret-i Ebû Bekir hemen dışarı çıktı. Kardan ak ve soğuk, baldan tatlı ve miskten daha güzel kokulu bir ırmak gördü. Bu ırmaktan istediği kadar içti. Mağaraya gelince Peygamber efendimize şöyle sual etti.
-Yâ Resûlullah! Bu dağın başında kimsenin görmediği şekilde güzel su nasıl akıyor?
Resûlullah efendimiz buyurdu ki:
-Allah teâlâ meleklerine, Cennet nehirlerinden birini senin içmen için bu mağaranın önünden akıtılmasını emretti.
Hazret-i Ebû Bekir, sevincinden ağladı ve dedi ki:
-Yâ Resûlullah! Anam, babam sana fedâ olsun. Ebû Bekir’in, Allahü teâlâ katında Cennet ırmağını Mekke’nin dağından akıtacak kadar kıymeti mi var?
-Evet yâ Ebâ Bekir! Allahü teâlâ katında daha fazla kıymetin vardır. Beni Peygamber olarak gönderen Allahü teâlâya yemin ederim ki, senin hakkında kötü konuşan, sana dil uzatan kimseler, yetmiş yıllık ibâdeti bile olsa, Cennete giremezler.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE