MANZUM HİKÂYE ............................... DOSTUNU İYİ SEÇ
Çok zengin bir adamın servetini boşuna,
Harcayan oğlu vardı gitmiyordu hoşuna.
Delikanlı her akşam beş-on kafadar bulur;
Oyunlar, eğlenceler ve sofralar kurulur;
Bir gün dayanamıyan adam dedi ki oğlum:
–Ne kadar çok dostun var iyice bakıyorum.
Hazır yemeğe, koca dağlar bile dayanamaz
Düşenin dostu olmaz, kimse acımaz, yanmaz.
Her yüzüne güleni canciğer sanma sakın,
Hele kötü insana bir adım gitme yakın.
Oğlu itiraz ile babasına dedi ki:
– Öyle fazla dostum yok, nihayet on-oniki.
Hepsi de bana bağlı yürekten seviyorlar.
Senin için canım fedâ olsun diyorlar.
– Oğlum bunca senedir bir yarım dost edindim!
“Az olsun da öz olsun” dedim, bilsen o da kim?
Şu köşe başındaki, Eskici Baba derler,
Yaşlılar onu sever, gençler hürmet ederler.
İstersen gel hepsini bir kerre deneyelim.
Önce senin sevgili dostlarını bilelim.
Bir çuvalının içine şu kestiğim koyunu,
Akşam üzeri koy da gel oyna şu oyunu;
(Devamı yarın)
FIKRA ......................... NEZAKET
- Yemek yediniz mi?
- Evet!
- Yazık, halbuki sizi yemeğe çağıracaktım.
- İnşallah başka sefer. Peki, siz yemek yediniz mi?
- Hayır, daha yemedim.
- Yazık, size bir kahve ikram edecektim.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE