Untitled Document

SOH­BET.................................................İNAN­MAK

Hazret-i Ali buyurdu ki:
“Müslümanlar, âhirete inanıyor diğer kimseler ise, inkâr ediyor. Tekrar dirilmek olmasaydı, inanmayanlar birşey kazanmaz. Müslümanlar da zarar etmezdi. Fakat inkâr edenlerin dediği olmayınca, sonsuz azap çekeceklerdir.”
İslâm âlimleri, sözlerini ispat etmekte, inanmayanların hücumlarına akıl, ilim ve fen ile cevap vermektedirler. Müslümanlar, sözlerini isbat etmeseydi dâhi kıyâmet inkâr olunabilir mi idi? Sonsuz azapta kalmak, bir ihtimâl bile olsa, bunu hangi akıl kabul eder? Halbuki Âhiret azâpları bir ihtimâl değil, meydanda olan hakikattir.

FIKRA      TABUT HAZIRMIŞ
Hamza Efendi, çok tedbirli bir adamdır. Hizmetçisine de, dâima tedbirli davranmasını sık sık tenbih eder:
- Ben leb demeden, sen leblebi diyeceğimi anlayacaksın. Meslâ bu akşam misafirim var, dediğim zaman, yemek ve kahve hazır olacak. 
Hamza efendi, bu minval üzerine yaşayıp giderken, bir gün hastalanır. Hizmetçisine çağırır:
- Hemen bir doktor çağır!
Hizmetçisi, “Başüstüne” deyip evden fırlar. Kısa süre sonra da döner.
- Her şey tamam efendim, der. Doktoru çağırdım. Ayrıca, her ihtimâle karşı da cenâze teşkilâtına haber verdim. Tabut yapımına başlandı. Mezarı da kazıyorlar.

 



- Yemek : Taze fasulye, Pilav, Kayısı

Featured Image 01