MENKÎBE ........................................... HAZRETİ EBÛBEKİR ve HAZRETİ ALİ
Birgün Hazreti Ebû Bekir, Resûlullahın evine geldi. İçeri gireceği sırada, Hazreti Ali de geldi. Hazreti Ebû Bekir geri çekilip dedi ki: -- -Yâ Ali! Sen buyur, gir!
Hazreti Ali cevap verdi:
-Ya Ebû Bekir! Sen önce gir ki, her iyilikte önde olan, her hayırlı işte ileri olan, herkesi geçen sensin.
-Sen önce gir yâ Ali! Resûlullaha daha yakın sensin!
-Ben senin önüne nasıl geçerim? Çünkü Resulullahdan işittim. ‘’Ümmetimden Ebû Bekir’den daha üstün bir kimsenin üzerine güneş doğmadı.’’ buyurdu.
-Ben senin önüne geçemem. Çünkü Resûlullah efendimiz, kızı Fâtıma-tüz Zehrâyı sana verdiği gün, ‘’Kadınların en iyisini, erkeklerin en iyisine verdim.’’ buyurdu...
-Ben senin önüne geçebilirim ki, Resûlûllah efendimiz; “Ya Rabbi, beni en çok seven ve Eshâbımın en iyisi kimdir?’’ dedi. Cenâb-ı Hak, “Ebû Bekr-i Sıddîk’tır’’ buyurdu.
-Senin önüne geçemem. Çünkü Resûlullah efendimiz buyurdu ki. ‘’Kıyâmet günü, Cenâb-ı Hak buyurur ki: Ey Resûlüm! Senin baban İbrahim Halil ne güzel babadır! Senin kardeşin Ali bin Ebi Tâlib ne güzel kardeştir.
-Senden önce giremem. Çünkü Resûl aleyhisselâm.’’Ebû Bekir’in imânı, bütün mü’minlerin imânı toplamları ile tartılsa, Ebû Bekir’in imânı ağır gelir.’’ buyurdu.
(Devamı yarın)
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE