HİKÂYE........(Dünden devam)....................GAZETECİ MUHLİS (II)
Hakkınızı helâl edin. Bilmeden oldu. İnşallah bir daha tekerrür etmez. Çocuğunuz kaç yaşındaydı acaba?” adam öfkeyle, “Beş yaşında” cevabını verdi. Muhlis, “Hakkınızı helâl edin ve şu gazeteyi çocuğunuz adına hediye olarak kabul buyurun.” deyip oradan uzaklaştı.
Bu gazete de neyin nesidir diyen adam, evinde dikkatle inceledi. Muhtevasını görünce, “ALLAH ALLAH! bu gazete benim yıllardır arayıp bulamadığım gazete. Delikanlının tavsiye ettiği kadar varmış” diye düşündü. Ertesi gün yine gazeteci balkonda karşıladı. Muhlis;
“Efendim, yine mi çocuğu uyandırdık?” demeye kalmadı. Adam: “Hayır bu defa çocuğu değil beni uyandırdın. Allah sizden razı olsun. Bundan sonra bana her gün bir gazete bırak ve burdan geçerken gür sesinle TÜRKİYE!.. diye bağırarak geç! Çünkü uyuyan daha nice insanlar var.” dedi.
Daha sonraki günlerde “Türkiye!” sesini duyan çocuğun yüzünde bir tebessüm belirmesi ve babasına dönüp “Türkiye!” diye seslenmesi babasına mutluluk veriyordu.
FIKRA ....................................... ÖNCESİ VE SONRASI
Köylüler, komşularının ölümü üzerine konuşurlarken, birisi der ki:
- Demek, hanımına ve çocuklarına para-pul bırakmamış ha?
Öbürü şöyle cevap verir:
- Nasıl bıraksın? Evvelâ, servet yapayım derken sıhhatini bozdu. Sonra da, sıhhatine kavuşmak için servetini bitirdi.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE