SOHBET..................................ORUÇ KAZASI VE KEFFÂRETİ
Arka arkaya olduğu gibi ayrı ayrı günlerde de, bir gün için, bir gün oruç tutmaktır. Aralıklı tutarken, araya başka Ramazan gelirse, önce Ramazanı tutmalıdır.
İhtiyâr olup, ölünceye kadar Ramazan orucunu veya kazaya kalmış oruçlarını tutamıyacak kimse ve iyi olmasından ümit kesilen hasta zengin ise, her gün için bir fıtra miktarı, ya’ni 1750 gram buğday veye un veya kıymeti kadar altın veya gümüş para, bir veya birkaç fakire vermelidir. Ramazanın başında veya sonunda toptan hepsini bir fakire de verebilir. Sonradan kuvvetlenirse, Ramazan oruçlarını ve kaza oruçlarını tutması lâzımdır.
Müslüman kimse. câhillerin sözüne aldanarak orucunu bozmamalıdır. Oruç insanı hasta yapmaz. Oruç zayıfları kuvvetlendirir, zihinleri açar. Allahü teâlâ, faydalı şeyi emreder., zararlı şeyi emretmez.
GÖRGÜ KONUŞURKEN
¬ Konuşurken, konuştuğunuz kişinin yüzüne bakmalıdır. Başka bir yere bakmak yanlış bir davranıştır.
¬ Duyulmayacak kadar alçak sesle veya yüksek sesle konuşulmaz.
¬ Kelimeleri yıldırım hızıyla sıralarsanız, dinleyen ne dediğinizi anlayamaz...
¬ Karşınızdakinin konuşması sizin hoşunuza gitmeyecek bir konu bile olsa, nezaketle dinleyin, sözünü kesmeyin!
¬ Karşınızdakinin burnunun dibine kadar sokulup konuşmak da doğru değildir.
¬ Esasen lüzumlu lüzumsuz farkına dikkat etmeden konuşmak “boşboğaz” veya “geveze” damgasını hazırlar. “Söz gümüş ise sükût altındır” Az, fakat öz konuşmaya dikkat etmelidir.
İRVİNG LEE
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE