SOHBET......(Dündendevam)..........SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ (II)
ziyâ verirdi. Ağlaması da gülmesi gibi hafif idi. Kahkaha ile gülmediği gibi, yüksek sesle de ağlamazdı. Amma mübârek gözlerinden yaş akar, mübârek göğsünün sesi işitilirdi. Ümmetinin günahlarını düşünüp ağlardı ve Allahü teâlânın korkusundan ve Kur’ân-ı kerimi işitince, ba’zan da namaz kılarken ağlardı.
Peygamber aleyhisselâmın mübârek parmakları iri, kolları etli, avuçlarının içi geniş idi. Bütün vücudunun kokusu, miskden güzel idi. Mübârek bedeni, hem yumuşak, hem de kuvvetli idi. Mübârek elleri ipekden yumuşak idi. Mübârek teri miskden ve çiçekden daha güzel kokuyordu. Mübârek kolları, ayakları ve parmakları uzun idi. Mübârek ayaklarının parmakları iri, ayaklarının altı çok yüksek olmayıp yumuşak idi. Mübârek karnı geniş olup göğsü ile karnı beraber idi. Omuz başının kemikleri iri, göğsü geniş idi.
Resûlullah efendimiz çok uzun boylu olmayıp, kısa dahi değildi. Mübârek saçları ve sakallarının kılı çok kıvırcık ve düz değil, yaradılışda ondüle idi. Resûlullah misvâkini ve tarağını yanından ayırmazdı. Mübârek saçını ve sakalını tararken aynaya bakardı. Önüne bakarak, sür’atle yürürdü. Bir yoldan geçtiği güzel kokusundan belli olurdu. Kırmızı ile karışık, beyaz benizli olup gayet güzel, nurlu ve sevimli idi. (son) Seâdet-i Ebediyye’den
Gönül kuşu konmak ister,
Dallarına Peygamberin!
Çiçek âşık olmak ister,
Ballarına Peygamberin!
Başım açık, yalın ayak,
Düşşem yola ağlayarak,
Olsam gül bitiren toprak
Yollarına Peygamberin!
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE