TARİH ....................................... İSTANBUL ÇEŞME VE HAMAMLAR
“Bizans zamanında İstanbul bakımsız halde idi. “Kırk çeşme’den başka akar su yoktu.
Fatih Sultan Mehmed Han hazretleri İstanbul’u fethedince, ikiyüz adet çeşme yaptırmıştır. Bâyezid Han da yetmiş adet yaptırmış ve Süleyman Han zamanında yaptırdığı kemerlerle çeşmelere yeni gözler ilâve edilmiştir. İstanbul’da hamamlar da sayısızdır. Her hanede olduğu gibi hayır sahipleri her yere de hamam yatırmışlardır. Bu hamamlardan Fatih hazretlerinin yaptırdığı Çukur Hamam öyle güzeldir ki tarife sığmaz. Sanatkârane yapılmış ve büyüktür. Yalnız oturulacak kısmı beşbin kişi alır. Yüz on kurması vardır. Padişah saraylarındaki hamamlar daha güzeldir.
Şadırvan, fıskiyeler, kurnaların boruları, taşlar hepsi ayrı güzelliktedir. Duvarlarda bir damla buhar toplanmaz. Duvarları misküanber kokar. Kubbelerindeki billûr ve neceften içi aydınlığa garkolur. Sıcaklığı sıkıntı vermez.
Firengistan’dan bazıları seyahat, ticaret için İstanbul’a geldiklerinde bu hamamları görünce “Bu da nedir, ne işe yarar?” diye bakınırlar idi. Sonra Frengistan’a gidince gördüm ki oralarda hamam diye birşey bilmezler, yıkanmazlar imiş...”
(Evliyâ Çelebi Seyehatnamesi’nden)

Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE