Untitled Document

SOHBET.................................................................................DUÂ ETMEK

Duâ, istemek demektir. Aç bir kimsenin iştahlı olduğu bir zamanda, yiyecek istemesi gibidir. Resûlullahı “Sallallahü aleyhi ve sellem” vesîle kılarak, Allahü teâlâya duâ etmek güzel olur. Bunun gibi evliyâyı, ve sâlihleri vesile ederek duâ etmek  câiz olduğunu hadîs-i şerîfler göstermektedir. Peygamber aleyhisselâm, "Allahümme innî es'elüke bihakkıssâilîne aleyke" yâni, "Yâ Rabbî! Senden isteyip de, verdiğin kimselerin hâtırı için, senden istiyorum!" derdi ve "Böyle duâ ediniz!" buyururdu.
Duâyı abdestli okumak müstehâbdır. Harâm yiyen kimselerin duâsı kabul olmaz. Hamd etmek, namâzda vâcib, hutbede ve her duâdan önce ve yemekden, içmekten sonra sünnettir. Allahü teâlâ, duâ edenleri, O'na boyun bükenleri ve yalvaranları, sızlıyanları sever. Duha etmekle emrolunduk. Böyle yapmak Allahü teâlâya tatlı gelir. Belâların, sıkıntıların gitmesi için duâ etmelidir. Af ve âfiyet için yalvarmalıdır.
Peygamber aleyhisselâm, “Ölünün mezârındaki hâli imdat diye bağıran, denize düşmüş kimseye benzer. Boğulmak üzere olan kimse, kendisini kurtaracak birini beklediği gibi, ölü de baba, ana, kardeş ve arkadaşdan gelecek duâyı gözler. Duâ, gelince, dünyanın hepsi kendisine verilmiş gibi sevinmekten daha çok sevinir. Allahü teâlâ, yaşayanların, duâları sebebi ile, ölülere dağlar gibi çok rahmet verir. Dirilerin de, ölülere hediyesi, onlar için duâ ve istiğfar etmesidir.” buyurdular.

 



- Yemek : Tas kebabı, Havuç Kızartması, Yoğurt, Revani

Featured Image 01