MENKIBE ............................................. NALINCI MEMİ DEDE
Nalıncı Memi Dede, III. Murad Han devri meczuplarından birisi idi. Bergama’dan gelmiş, İstanbul’a yerleşmişti. Kış, yaz nalınla gezer, ve Azaplar Çarşısı’nda nalıncılık ederdi. Evi Unkapanı’nda Haraççı Mescidi’nin tam karşısında şimdiki türbesinin bulunduğu yerde idi. Dükkânı da buraya yakındı. 1592 yılının bir bahar sabahı idi. III. Sultan Murad Hân, Darüs-saâde ağasını çağırdı. Gördüğü bir rüyânın heyecanını yenmeğe çalışarak anlattı.
-Bu gece Nalıncı Memi Dede düşüme girdi.Yakama yapıştı ve şöyle söyledi:
“-Sultanım! ben bu dünyanın tam elli sene suyunu içtim, nimetiyle beslendim, büyüdüm. Şimdi, ölüyorum. Yarın cenâze namazımı Fatih Câmii’nde kılmağa hazırlan! Beni evime göm! Üstüme bir kubbe, yanıma bir tekke, önüne de bir çeşme yap!..” dedi. Git tahkik et! Bakalım Memi Dede hakîkaten ölmüş mü? Ağa Unkapanı’na geldi. Memi Dede’nin evinin önünde büyük bir kazanla su kaynıyor, kapının önünde bir teneşir var. Büyük bir insan kalabalığı kaynaşıyordu.
Padişahın rüyâsı doğru çıkmıştı. Memi Dede’nin rüyâsında padişaha yaptığı vasiyeti tamamiyle yerine getirildi. Evine gömüldü. Üstüne bir kubbe, önüne bir çeşme yapıldı. Bir de türbedar tayin edildi.
(Tarih Hazinesi, 1.4.1951, Sayı: 9)
HİKMET............................................................KARDAKİ SIR
Bir mercek altında inceleyeceğiniz kar kristalleri altı uçlu olmasına rağmen, hiçbiri diğerine benzemez.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE