MENKIBE ........................................... SATIN ALINAN EV
Câ’fer-i Sâdık hazretlerine biri onbin akçe getirdi. “Ben hacca gidiyorum, bu parayla bana bir ev alın, hacdan dönüşte o evde çoluk- çocuğumla oturayım” dedi. O şahıs hacdan dönüp İmâm-ı Sâdık’ın huzuruna geldi. İmâm-ı Câfer buyurdu ki:
-Verdiğin parayı hayra sarfettim. Senin için Cennet’te bir ev hazırdır. Komşularının birisi Resûlullah efendimiz, ikincisi Hz. Ali, üçüncüsü ve dördüncüsü Hazret-i Hasan ve Hüseyin olacaktır. Bunun için istersen sana senet de yazdım.
O şahıs bunları duyunca, çok sevindi. Evine geldiğinde hastalandı. Daha sonra da öldü.
Öldüğü gece yakınları rüyâlarında o kimseyi Hazret-i İmâmın dediği gibi, Peygamber efendimiz, Hazret-i Ali ve oğulları Hazret-i Hasan ve Hüseyin’le beraber gördüler.
ŞİİR ............................... HASRET
Yetiş turnam yetiş, kalbim yanıyor.
Gurbet elde hiç ateşim söner mi?
Vefasızlar beni mecnun sanıyor
Issız çölde serap, suya döner mi?
Kanlı aktı gözlerimin yaşları
Erimiyor şu gurbetin taşları
Tasalıdır gariplerin başları
Mahzun gönül bir gün yaza erer mi?
Bayram gelir dostlar neşe paylaşır
Fâni âlem mahşer gibi kaynaşır
Lâkin bizim kalblerimiz ağlaşır
Ayrılığın intizarı biter mi?
Niçin koku gelmez Ilgaz Dağı’ndan
Uzakmıyız toprağından bağından?
Kurtul gönül örümceğin ağzından
Yollar bozuk, bu yol Hakka gider mi?
FIKRA .................................. GÜZEL YEMEK
Mişon, nişanlısı Rabeka ile konuşuyordu. Bir ara genç kız dedi ki:
- Evlendiğimiz de çok güzel yemekler yiyeceksin.
- Ya, öyle mi? Senin iyi yemek pişirdiğini duymamıştım.
- Bilmiyorum ama, annem de benimle gelecek de onun için.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE