BÜYÜKLERİMİZ ...................................... Seyyid ABDÜLHAKİM BİN MUSTAFA
Zâhir ve bâtın ilimlerinde kâmil ve dört mezhebin fıkh bilgilerinde mâhir büyük bir İslâm âlimi idi. 1865 de Başkale’de doğdu. 1943 de Ankara’da vefât etti. Kabri Ankara yakınlarındaki Bağlum nahiyesindedir.
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, o zamanın ilim ve irfan merkezi olan Irak’ın muhtelif yerlerinde yüksek âlimlerden sarf, nahiv, lûgat, mantık, münâzara, vad’ beyan, riyâziye, hendese, meâni, bedî, kelâm, tefsîr, hadîs, fıkh, tasavvuf gibi dersleri okuyup 1883 senesinde icâzet alarak memleketine döndü. Burada kendi parası ile bir medrese kurarak 29 yıl ders okuttu. Bir çok âlim ve fâdıl yetiştirdi.
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri İstanbul’a geldikten sonra çeşitli câmilerde va’z verdi. Vefa Lisesinde ve Süleymâniye Medresesinde öğretmenlik yaptı. Medreselerin en yüksek kısmı olan Süleymâniye Medresesi tasavvuf dersi müderrisliğine, ta’yin edildi.
Üniversite mensupları fen ve devlet adamları, çözülmez sandıkları güç bilgileri sormağa gelir, yanında bir saat kadar oturunca ba’zan sormadan cevabını alarak geri dönerlerdi.
Ba’zan da dünyalık ve hattâ düşmanlık için gelenler de bulunurdu. Keskin görüşleriyle gelenlerin niyetlerini hemen anlardı.
Çok mütevâzi ve alçak gönüllü idi. Ben dediği işitilmemiştir. (Bizler hesaba dâhil değiliz. O büyüklerin yüksekliklerini anlayamayız. Ancak bereketlenmek için yazılarını okuruz.) buyurdu. Hâlbuki, kendisi, bu bilgilerin mütehassısı idi. Hocası Seyyid Fehim hazretleridir.
Yemesi, içmesi, yatması, konuşması, susması, gülmesi ağlaması hep dinimize uygun idi. Her hâli istikâmet üzere idi. ‘’İstikâmet kerâmetten üstündür.’’ sözünü sık sık söylerdi. İstikâmet dinin emir ve yasaklarına uymaktır.
Siyâsete hiç karışmadı. Hükümete karşı gelenlerden, bölücülük yapanlardan nefret ederdi. “30 sene İstanbul câmilerinde imân bilgilerini, İslâm’ın güzel ahlâkını anlatmağa çalıştım.’’ buyurmuştur. Sahte tarikatçılar ve câhil tekke şeyhleri ile hiç görüşmez, gençleri, İslâm bilgilerini öğrenmeye, herkese iyilik etmeye, memlekete, millete, devlete fâideli olmaya teşvik ederdi.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE