Untitled Document

MEN­KÎBE ....................................... DÜ­ĞÜN HARÇ­LI­ĞI

Hazret-i Ali efendimiz, Hazret-i Fatıma ile evleneceği sırada, oldukça sıkıntıdaydı. Çâresizlikten, zırhını satmaya karar verdi ve birisi ile pazara gönderdi. Bundan sağlayacağı para ile evlilik masrafını karşılayacaktı.
Hazret-i Osman, çarşıdan geçerken, tesâdüfen zırhı gördü ve tanıdı. Hemen satıcının yanına yaklaşıp sordu:
-Sahibi kaç para istiyor bunun için?
-400 dirhem...
Hazret-i Osman, ‘’pekâlâ’’ diyerek satıcıyı evine götürdü ve istenilen parayı ödedi. Sonra, zırhla birlikte 400 dirhem daha alıp Hazreti Ali’ye götürdü ve şöyle dedi:
-Ya Ali! Bu zırh senden başkasına yakışmaz. Şu 400 dirhemi de düğünün için harca ve bizi ma’zur gör.

GÜNÜN TARİHİ..................................................    EDİRNE’NİN KURTULUŞU
25 Kasım 1922’de, serhat şehrimiz Edirne, Mudanya Mütarekesi’yle düşman işgalinden kurtulup Anavatana kavuşmuştu. Dört defa (1829, 1879, 1913 ve 1920) işgale uğramanın acısını can evinde duyan ve her seferinde insafsızca yakılıp yıkılan tarihî ve serhat şehrimiz Edirne, ilkinde birkaç ay, ikincisinde bir yıldan fazla, üçüncüsünde dört ay bu acıyı yaşamıştı. Yunan işgali ise 2 yıl sürmüştü. Ve Mudanya Mütarekesi’yle bu son işgal de sona ermiş ve gâziler beldesi Edirne kurtulmuştu.

FIKRA    .............................  BABASININ OĞLU
Çoçuk, komşunun bahçesindeki dut ağacına çıkmıştı. Bir süre sonra komşusu dalda çocuğu görünce bağırdı:
- İn aşağıya! Senin babana da, söyleyecek bir çift sözüm olacak.
Bunu duyan çocuk, daha yukarı dallara doğru bakarak seslendi:
- Baba! Bey amca sana birşey söyleyecekmiş.

MÂNİ
Bu sular akar gider,
Taşları yıkar gider,
Dünya bir penceredir
Her gelen bakar gider.

Sabah oldu ışıyor
Bülbüller ötüşüyor
Ötme bülbülüm ötme
Yüreğim tutuşuyor.



- Yemek : Sütlü çorba, Yumurtalı ıspanak, Tepsi böreği

Featured Image 01