Untitled Document

SOH­BET ................................................ MUH­YİD­DÎN-İ ARA­BÎ

Şeyh-i ekber Muhammed bin Ali, din büyüklerindendir. Endülüs’de doğdu ve 1236’da Şam’da vefât etti. Fıkıh ve kelâm ilmlerinde derin âlim idi. Sultânlardan, vâlilerden, beylerden çok saygı görür, pekçok hediyye gelirdi. Hepsini muhtâçlara dağıtırdı. Çok kitâb yazdı. Yazılarını anlayabilmek için âlim olmak lâzımdır.
Muhyiddîn-î Arabi hazretleri anlatıyor:
“Birgün oturmuş sohbet ediyorduk. Sohbette ilim ve fikir taslayan felsefeci biri vardı. Peygamberlerin mûcizelerini inkâr etmekte ve sadece “Felsefe! Felsefe!” deyip durmakta idi. Soğuk bir kış günüydü. Ortada içinde ateş yanmakta olan büyük bir mangal vardı. Filozof dedi ki:
-Avamdan insanlar Hazret-i İbrahim aleyhisselâmın ateşe atıldığı ve yanmadığı kanaatindeler. Bu olmaz. Zira ateş yakmağa kudretli olup her şeyi yakar ve kavurur. Bunu tevil etmek lâzım. Kur’ân-ı kerîmde zikrolunan ateşten murad; Nemrud’un gazabının İbrahim aleyhisselâm üzerine vâki olmasıdır. Ateşin İbrahim aleyhisselâmı yakmamasından murad; Hazret-i İbrahim’in hüccet ve delilde ona galip olduğu için, Nemrud’un gazabının sâkin olmasıdır.
Filozof sözünü bitirince dedim ki:
-Kendi kerâmetimi göstermek değil, İbrahim aleyhisselâmın mûcizesi üzerindeki inkârı kaldırmak istiyorum. Hak teâlânın “Biz İbrahim’e, ateşin yakmamasını emir ve ona selâm ettik!” dediğinin doğruluğunu göstereceğim.
Mangalı aldığım gibi filozofun eteğine boşalttım. Çok korktu. Kömürleri ellerimle her taraftan karıştırdım. Filozofun rengi kül gibi oldu. Fakat ateş filozofun eteğini yakmadı ve hiç tesiri bile olmadı. Ellerimle ateşi mangala geri koydum ve dedim ki:
-Ateşin yakmaması Hak teâlânın emriyledir. Cenâb-ı Hak dilerse ateş yakar. Dilemezse yakmaz.
Filozof itiraf etti. Kelime-i şehâdet getirip, müslüman oldu.”



- Yemek : Etli Türlü, Havuç Kızartması, Revani

Featured Image 01