Untitled Document

TARİH ....................................... İSTANBUL

Divân edebiyâtımızın büyük şairlerinden Şeyh Gâlib, sık sık Sultan III. Selim Han’ın sohbet toplantılarında hazır bulunurdu.
Birgün, yine böyle bir toplantıda, havaların kötü gitmesi konuşuluyordu. Haziran ayına girilmiş bulunduğu halde, henüz sıcaklar gelmemişti. Üstelik, o sırada şiddetli bir yağmur yağıyordu. Şeyh Gâlib söz alarak,
-Efendimiz, dedi. İstanbul’da ilkbahar yoktur. Sadece üç mevsim vardır.
Buna karşılık, III. Selim Han şöyle cevap verdi:
-Hayır! Yılın oniki ayına göre, İstanbul’da tam on iki mevsim vardır. Bunların altısı Karadeniz (İstanbul) Boğazı’ndan, altısı ada Çanakkale Boğazın’dan gelir.

ÇİÇEK SEVENLERE   ........................... MUM ÇİÇEĞİ
Mum çiçeği, kaba funda toprağına katılmış kumdan ibaret bir karışımdan hoşlanır. Pencere önünden çok hoşlandığından yaz-kış buradan ayrılmamalıdır. Kış aylarında oda sıcaklığının 15-20 dereceden aşağı düşmemesi gerekir. Kış aylarında az su istemesine karşılık, yaz aylarında çok bol suya ihtiyacı vardır. Ara sıra hafif şerbetli gübre ister. Çiçek sürgünleri koparılmamalıdır.


BUGÜN ...................KASIM GÜNLERİ (Rûz-i Kasım)
Eskiler, yılı, Hızır Günleri (Yeşil mevsimi) ve Kasım günleri olmak üzere, ikiye ayırmışlardı. Kasım günleri 8 Kasım’da başlar ve 179 (eskiden kebise denen artık yıllarda 180) gün sürer. 6 Mayıs’ta Hıdrellez’le başlayan Hızır günleri ise 186 gün sürer. Kasım günleri yılın kış devresini, Hızır günleri de yaz devresini gösterir. Yılın son sıcak günleri, Kasım günlerinin başlamasından bir kaç gün sonra gelen Pastırma Yazı ile son bulur ve ardından kış kendini göstermeye başlar. 
Kasım frtınalı, soğuk girerse, kışın sert, yumuşak, güneşli, lodoslu bir hava ile girerse, kışın hafif geçeceği söylenir.



- Yemek : Yumurtalı ıspanak, Karaciğer Tava, Salata

Featured Image 01