SOHBET ....................................... GÜNÂHI KÜÇÜK GÖRMEMELİ
Günâh, kulun yanında küçük ve kıymetsiz görülünce, Allahü teâlâ katında büyük olur. Kul küçük günâhı büyük gördüğü zaman, o günâh, Allahü teâlâ katında küçülür. Mü’min, imân ve ma’rifet sebebiyle, bütün küçük günâhları büyük görür. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Mü'min, günâhını dağ gibi görüp, kendi üzerine düşeceğinden korkar. Münâfık, günâhını burnunun üzerine konan ve hemen uçan sinek gibi görür)
Her işte ve bütün hallerde istiğfâra devam etmelidir.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Her hastalığın bir ilâcı vardır. Günâhların ilâcı da istiğfardır.)
(Küçük günâhlarda israr edilirse küçük kalmaz. Büyük günahlara istiğfar edilirse, büyük kalmaz.)
(İstiğfarı kendisine lâzım bilen kimseyi, Allahü teâlâ darlıktan kurtarır, üzüntüsünü giderir, ummadığı yerden onu rızıklandırır.)
Allahü teâlâyı tanıyan kimse, küçük günâhları büyük ve tehlikeli görür, çünkü Allahü teâlânın gazabı günahlar içinde gizlidir. Her günâhtan kaçarak İstiğfâra devam etmelidir. Çünkü devamlı ve az olan amel, devamsız çok amelden makbuldur.
ZEKÂ BULMACASI .................................. NE İLE ÖLDÜRÜLDÜ
Sıcak bir yaz günü, bir adam dinlenmek için arabası ile geziye çıkar. Arabada giderken takip edildiğini hisseder. Arabasını park edip bir kırlokantasına girer.
Aceleden yemeğini yiyerek dışarı çıkar. Arabasına biner ve yoluna devam eder, biraz gittikten sonra arabası bozulur. Arabasından iner ve kontrol etmek için eğildiğinde kafasına bir şey vurularak öldürülür. Vuran kişi suç âletini oraya bırakarak kaçar. Dedektif ve polislerin bütün aramalarına rağmen suç âleti görünür yere konduğu halde bulunamaz. Acaba bu adam ne ile öldürüldü?
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE