MEKKÎBE ....................................... CENNETTEN GELEN SU
Hicret ederken Mağara’da bir gün Hazret-i Ebu Bekir hazretlerini susuzluk dolayısıyle harâret bastı. Resûlullah Efendimize arzedince, buyurdular ki:
-Dışarı çık, orada akan ırmaktan iç!
Hazret-i Ebû Bekir emre uyarak mağradan dışarı çıktı. Kardan ak ve soğuk, baldan tatlı ve miskten daha güzel kokulu bir ırmak gördü. İstediği kadar kana kana içti. Geriye dönünce sordu:
-Yâ Resûlullah! Bu dağın başında kimsenin görmediği şekilde güzel su nasıl oluyor?
-Hak teâlâ Cennet nehirlerinden müvekkel olan meleğe, Cennet nehirlerinden birini Ebû Bekir’in içmesi için bu mağaranın önünden akıtılmasını emretti.
Hazret-i Ebû Bekir, sevincinden ağlayarak dedi ki:
-Anam babam sana fedâ olsun! Ebû Bekir’in, Hak teâlâ katında Cennet ırmağını Mekke’nin dağından akıtacak kadar kıymeti var mıdır?
-Evet Yâ Ebâ Bekir! Hak teâlâ Hazretleri katında daha fazla kıymetin vardır. Beni Peygamber olarak gönderen Allahü teâlâya yemin ederim ki; sana buğz eden kimseler, yetmiş yıl ibâdetleri bile olsa, Cennete giremezler.
FIKRA ................................... KIZI VE OĞLU
İki yaşlı kadın yolda karşılaştılar. Hal, hatır sorduktan sonra biri diğerine sordu:
- Nasıl, kızınızdan haber alabiliyor musunuz? İyi mi?
- Ayy! Sorma kızım o kadar iyi ki, kocası sıcak sudan soğuk suya elini sokturmuyor. Hatta sabahleyin kahvaltıyı bile kocası hazırlıyor, yatağına dahi kendi elleriyle götürüyor. Daha nasıl anlatayım bilmem ki! Avrupa gezileri altınlar, mücevherler.
- Eee! Peki oğlunuz nasıl?
- Ahh! Onu sorma! Öyle bir pasaklı kadına düştü ki, ne yapacağını bilemiyor. Sabahleyin kahvaltıyı kendi hazırlayor. Üstelik gelinin yatağına bile kendi elleriyle götürüyor. Daha neler canım, Avrupa gezileri, altınlar, mücevherler alayım derken para yetiştiremiyor. Yazık oldu oğluma
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE