BÜYÜKLERİMİZ ....................................... HAZRET-İ TALHÂ
Hazret-i Talhâ ticaret maksadıyla seyahatler yapıyordu. Muhammed aleyhisselâmın peygamberliğinden önce Basra’ya gitmişti. O sırada panayırda bir râhip pazar halkına hitap ediyordu. Bir ara sordu:
-İçinizde Mekkeli bir kimse var mı?
Talhâ hazretleri hemen cevap verdi:
-Evet, ben Mekkeliyim!
-Ahmed zuhur etti mi?
-Ahmed kim?
-Abdullah bin Abdülmuttalib’in oğludur. Orası onun zuhûr edeceği şehirdir. O, Peygamberlerin sonuncusudur.
Bu sözler, hazret-i Talhâ’nın kalbine işledi. Oradan ayrılıp Mekke’ye geldi ve hemen sordu:
-Ben yokken buralarda birşeyler oldu mu?
-Evet oldu, dediler. Abdullahın oğlu Muhammed, nebilik iddiasıyle meydana çıktı. Ebû Bekir de O’na uydu.
Hazret-i Talhâ duyduğu haberin sevinciyle doğru Hazret-i Ebû Bekir’in huzuruna varıp sordu:
-Yâ Ebâ Bekir! Duyduklarım doğru mu?
-Evet, yâ Talhâ! Duydukların doğrudur!..
-O’nun hakkında ne düşünüyorsun, ne biliyorsun?
-O, Allahın son Resûlüdür ve âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Bizi, bir olan Allahın dinine davet ediyor...
-Öyle ise beni O’na götür!..
Hazret-i Ebû Bekir, hazret-i Talhâ’yı Resûlullahın huzuruna götürdü. Hazret-i Talhâ, Resûlullahın huzurunda şehâdet getirdi:
-Şehâdet ederim ki, Allahtan başka ilâh yok ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve Resûlüdür!..
Diyerek imân etti.
FIKRA ........................................ LEZZETLİ ET
Yavru arslan, ilk defa gördüğü uçak karşısında şaşırıp babasına sorar:
- Baba bu büyük kuş yenir mi?...
Baba, gülümseyerek der ki:
- Kabuğu kalındır ama içinde çok lezzetli etler vardır.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE