SOHBET.......................................YEMEK YEDİRMEK
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlâya ve âhirete imân eden kimse, misâfire ikram etsin!)
(Hayırlınız, yemek yedirmenizdir.)
(Cennette muhteşem köşkler vardır. Bunlar, tatlı konuşan, yemek yediren ve gece namaz kılanlar içindir.)
Misâfir için aşırı masraf yapmamalı, hazırda olan sofraya getirmelidir. Külfet yaparak borca girmemelidir. Külfet kendisinin yiyemediğinden, misafire yedimektir. İnsanların birbirinden uzaklaşmaları külfettendir. Külfet kalkarsa dostluk devam eder. Evinde olanlardan sofraya getirmek misafire ikramdır, külfet değildir.
Dostlarla otururken yemek yemeği uzatmalıdır. Çünkü, sofradan geçen vakit, hesap verilmeyecek ömrün bir parçasıdır. Kişi kendisine ve aile efradına yedirip içirdiğinden mes’ul olduğu halde, dostlarla yiyip içtiğinden mes’ul değildir. Allahü teâlâ; “Dostlara yapılan ikramın hesabını sormaktan hâyâ ederim.” buyurmuştur.
ZEKA BULMACASI........ALTINLAR
Bir padişah, 10 sarrafa 100’er gram altın vererek 10’ar gram ağırlığında 10’ar adet bilya yapmalarını söylemiş.
Sarraflar yaptıkları bilyalar ile huzura gelmişler. Fakat, sarrafların çıraklarından ismini bildirmeyen bir tanesi, padişaha ustasının yaptığı bilyaların 9’ar gram olduğunu ihbar etmiş.
Bunun üzerine padişah vezirlerini toplayarak: “On sarraftan hangisinin hile yaptığını bir sefer tartarak bulanı başvezir yapacağım.” demiş. Vezirlerden birisi bunu bilerek başvezir olmuş. Acaba bunu siz de bulabilecek misiniz?
FIKRA ................................. ADAM HAKLI
Adam doktora dert yanıyordu:
- Ne zaman çöküp öne doğru eğilsem, sırtımda bir ağrı oluyor.
- İyi ama, siz de bu saçma hareketi yapmayın.
- Saçma hareket mi? Kuzum, siz pabuçunuzu nasıl bağlarsınız peki?
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE