GÜNÜN TARİHİ ....................... MOLLA FENÂRÎ
Osmanlı Şeyh-ul-İslâmlarının birincisi olan Muhammed bin Hamza (Molla Fenârî) 28 Şubat 1425’de bu makama geçti. Din ve fen bilgilerinde zamanının meşhuru idi. Çok talebe yetiştirdi. 1431 yılında vefât etti. İki oğlu da kendisi gibi âlim idi.
Osmanlı Devleti’nin ilk Şeyh-ul-İslâm âlimi Şemseddin Fenârî’nin gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Bir gece, Resûlullah rüyâsında (Tâhâ sûresini tefsir eyle!) buyurdukta, (Yüksek huzurunuzda, Kur’ân-ı kerîmi tefsir etmeğe gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor.) deyince Resûlullah efendimiz, hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, gözleri üzerine koymuştur. Molla fenâri uyanıp pamuğu gözlerinin üstünde bularak kaldırmış, görmeğe başlamıştır. Allahü teâlâ’ya hamd ve şükr etmiştir. Pamuk ipliklerini saklayıp, vefat ettiği zaman gözleri üzerine konmasına vasiyyet etmiştir.
ŞİİR .......................................... HARAP MÂBED
Vardım eşiğine yüzümü sürdüm,
Etrafını bütün dikenler almış.
Ulu mihrabında yazılar gördüm,
Kimbilir ne mutlu zamandan kalmış.
Batan güneşlerin ölgün nigâhı,
Karartıp bırakmış o kıblegâhı;
Mazlûm bir ümmetin bah-ı siyahı,
Virân kubbesine gölgeler salmış.
Åyât-ı hikmet var kitâbesinde,
Bir ders-i ibret var hitâbesinde;
Bağ-ı Cennet olan harâbesinde
Tekbir sadâları artık bunalmış.
Rıza Tevfik Bölükbaşı
¥ Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin.
¥ Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE