ŞİİR (Farisî) ...KANBER
Kadr-i gül bülbül şinâsed,
Kadr-i gevher gevherî.
Kadr-i zer zerger şinâsed,
Kadr-i Kanber imâm-ı Alî
Manası: Gülün kadrini bülbül bilir
Cevherin kadrini ise mücevherci.
Altının kadrini sarraf bilir,
Kanber’in kıymetini ise imâm-ı Alî.
Kanber, Hazreti Ali’nin kölesi idi. Hazreti Ali bir gün misafirleri ile oturuken üç defa kölesini çağırdı, fakat gelmedi. Gidip baktığında odasında rahatça oturduğunu gördü. “Duymadın mı?” diye sordu. “Duydum, fakat kızmayacağını bildiğim için gelmedim.” diye cevap verince eğilip Kanber’in yanaklarından öptü. Büyüklerin hâli böyledir. Kendileri için bir şeye kızmazlar. Ancak Allah için kızarlar. Allah için melekler de kızarlar. Cebrail “alehisselâm” Allah için, beldeleri harab eder. Azrail “aleyhisselâm” Allah için kâfirlerin ruhunu alırken sert davranır.
FIKRA ................................ DÜZENSİZ YER
Bir Bulgar, Paris’teki yeğenini ziyaret etmek üzere nihayet izin alabilmişti.
Yeğeni, akrabasına yeni bir elbise almayı teklif etti. Bulgar sordu:
- Ne o, yoksa kuponsuz mu alacağız?
- Tabii dedi yeğeni. Ondan sonra da lokantaya gideceğiz. Daha sonra da oradan Lion şehrine gideceğiz.
- Bütün bunları izinsiz ve vesikasız olarak mı yapacağız?
- Tabii.
Bulgar dayanamayıp bağırdı:
- Ne biçim düzensiz yer burası!...
FARK
Kamçıyla yürümezse at,
Söz dinlemiyorsa evlât,
Bir de huysuz ise avrat,
N’idersin ölüyü
Gir ağla, çık ağla!
Deh demeden yürürse at,
Eğer söz dinlerse evlât,
Bir de iyi ise avrat,
N’idersin düğünü!
Gir oyna, çık oyna!
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE