Untitled Document

ŞUBAT AYI 2. Ay ( 28 Gün )

Sene-i kebîse denilen artık yıllarda Şubat ayı 29 gün çeker. Dört ile tam bölünebilen yıllara artık yıl denir. Tam bölünmezse 28 çeker. Gündüzler ayın başı ile sonu arasında 71 dakika uzar ve geceler de o kadar kısalır. Şubat ayının 20’sinde Güneş, Balık Burcu’na girer. Ayın ortasına kadar şiddetli soğuklar olur. Ayın 20’sinde I. Cemre havaya, 27’sinde ise II. Cemre suya düşer.

SAĞLIK: Üşütme, nezle, grip ve bronşit bu aylarda çoğalır. Çocukların aşısını mutlaka yaptırmalıdır. D vitamini noksanlığı küçük bebeklerde kemik hastalığı yapabilir, bunun için D Vitamini bol olan yiyecekler verilmelidir.

BAHÇE: 15 Şubat’tan itibaren ağaç dikimi yapılabilir. Sebze yerleri bellenip hazırlanır. Kiraz, erik, kayısı, asma, vişne, şeftali ağaçları budanır. Soğan, sarmısak, bezelye, fasulye ekilir. Lâle, zambak ve nergis soğanları ile, çim ve yoncalar da ekilir.

BALIKLAR: Izgara: Levrek, kefal, hamsi. Haşlama: İstavrit, levrek, kırlangıç. Tava: Gelincik, palamut, istavrit, levrek.

VERGİ VE SİGORTA: Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, beyannamesi verilip ödenecek (15 şubat). Aylık veya 3 aylık Muhtasar Beyanname verilerek, vergisi ödenecek. Vergi İâde Beyannamesi verilecek. Geçen ayın Damga Vergisi, beyannamesi verilip ödenecek (20 Şubat). KDV Beyannamesi verilip, ödenecek (25 Şubat). Bağ-Kur sigortalıları aylık primlerini ödeyecek. Geçen ayın sigorta primleri, bildirgesi verilerek ödenecek. Götürü ücretliler, vergilerinin ilk taksitlerini ödeyecekler (28 şubat). Not: Bu tarihler resmî tatile rastlarsa, sonraki ilk mesâi günü ödenir.

 

MÜHİM TENBİH

Kıymetli okuyucularımız! Bu takvîmdeki namaz vakitlerini, İstanbul Üniversitesi Kandilli Rasadhânesi’nin 1958 târih ve 14 sayılı Türkiye’ye Mahsûs Evkât-i Şer’iyye kitabından aldık. Yüz seneden ziyâde bir zamândaki takvimlerin hepsi, namaz vakitlerini böyle yazmışlardır. Bunlardan 1926 senesindeki Takvîm-i Ziyâ’da diyor ki:

İşbu takvim, Diyânet işleri Riyâseti Hey’et-i Müşâveresi tarafından tedkîk edilip, riyâset-i celîlenin tasdîki ile tab’ edilmiştir. Gazetemizdeki, sayın müftîlerin ve hesâb uzmanlarının da bulunduğu ilim heyetinin, en yeni elektronik makinalarla yaptığı hesâblarla da, hep bu vakitler bulunmuştur. Yüz seneden fazla zaman içinde, bütün âlimler, velîler, devlet ve dîn makamlarında bulunanlar, bütün müslümanlar, her yerde, hep bu takvîmlere uymuşlar, ibâdetlerini bu vakitlerde yapmışlardır. ?imdi de, her müslümanın bu (icmâ’-i müslimîn) den ayrılmaması lâzımdır.

İSFİRÂR VAKTİ

Güneş doğarken ve semanın ortasında iken ve batarken, her türlü namazı kılmak, tahrîmen mekruh olur. Güneşin doğması demek, işrak, yani Bayram namazı vaktine kadar yükselmesidir. Batması da, ziyasının sararmaya başlamasından batıncaya kadar geçen zamandır. Bu zamanın başladığı vakte İsfirâr-ı Şems denir.

İsfirâr-ı Şems ile gurup (güneşin batması) arasındaki zaman, tulû (güneşin doğması) ile işrak arasındaki zamandan temkin kadar kısadır. İkindi namazını, özürsüz olarak, bu zamana geciktirmek büyük günahtır. Fakat, gecikmiş ise, terk etmemeli, muhakkak kılmalıdır. Gurup ile tulû vakti toplamından işrak vakti çıkarılıp temkin ilâve edilince, İsfirâr vakti bulunur.



- Yemek : Etli kereviz, Yoğurt, Börek, Un Helvası

Featured Image 01