Untitled Document

SOHBET.................. HAZRET-İ ALİ’Yİ SEVMEK

Vak­tiy­le Bas­ra’da bir ca­mi­inin ima­mı olan Yah­ya Efen­di, bir­gün bü­tün diş­le­ri elin­de ol­du­ğu hal­de, du­ru­mu­nu su­al eden­le­re şöy­le di­yor­du: “Bu ge­ce rü­yâm­da gör­düm ki, kı­yâ­met kop­muş ve ben de ga­yet su­sa­mış ol­du­ğum hal­de, mah­şer ye­ri­ne gi­der­ken bü­yük bir ha­vu­zun ba­şı­na gel­dim. Nû­ra­ni bir zât, ge­çen­le­re su ve­ri­yor­du. De­dim ki:
-Sen kim­sin?
-Ebû Bekr-i Sıd­dî­kım!
-Dün­ya­da iken se­ni sev­mez­dim, su­yun­dan da iç­mem! Ha­vu­zun di­ğer bir kö­şe­sin­de, bu­nun gi­bi su da­ğı­tan uzun boy­lu ve ga­yet hey­bet­li bir zât gö­rüp ya­nı­na var­dım.
-Kim­sin?
-Öme­r-ül-Fâ­rûk’um!
-Se­ni dün­ya­da iken sev­mez­dim. Su­yun­dan da iç­mem!
Ha­vu­zun di­ğer bir kö­şe­sin­de halîm ve selîm, yüzü nûr gibi parlıyan bir mübârek zât vardı ki, gelen ve gidenlere su dağıtıyordu. Bu zâtın da yanına giderek dedim ki:
-Kim­sin?
-Osmân-ı Zinnûreyn’im!
-Se­ni dün­ya­da iken sev­mez­dim. Su­yun­dan da iç­mem!
Ha­vu­zun dör­dün­cü kö­şe­sin­de uzun boy­lu, or­ta sa­kal­lı, şe­câat­li ve çok hey­bet­li bir zât, ge­len gi­den­le­re su da­ğı­tı­yor­du. Ya­nı­na var­dım ve Ona da de­dim ki:
-Sen kim­sin?
-Alîy­yül-Mûr­te­zâ­yım!
He­men ayak­la­rı­na yü­zü­mü gö­zü­mü sü­re­rek, ba­na bir yu­dum su ih­san bu­yur­ma­sı­nı is­te­dim, de­di ki:
-Yu­ka­rı­da kar­deş­le­ri­me rast gel­me­din mi?
-Evet rast gel­dim. Fa­kat dün­ya­da on­la­rı sev­me­di­ğim için, su­la­rı­nı da iç­me­dim. An­cak se­nin su­yun­dan içe­rim. De­yin­ce yü­zü­me bir yum­ruk vur­du ki, deh­şe­tin­den kor­ka­rak uyan­dım. Diş­le­ri­mi avu­cu­mun için­de bul­dum. (Ey müs­lü­man­lar! Bu za­ma­na ka­dar sa­pık­tım. Hak te­âlâ­ya hamd ol­sun ki, şim­di hi­dâ­yet edip be­ni doğ­ru yo­la eriş­tir­di. Pey­gam­be­ri­mi­zin sev­gi­li­si olan bu dört bü­yük zâ­tın mu­hab­bet­le­ri­ni kal­bi­me ih­san et­ti. Sa­âdet yo­lu­nu gös­ter­di) de­yip so­kak­lar­da in­san­la­ra ilân edi­yor­du’’.
 

 





Featured Image 01