SOHBET .................. NEFİS VE AKIL
Nefsin yaratılması, insanların yaşaması, üremesi ve dünyâ için çalışmaları içindir. Allahü teâlâ, nefsi böyle nice faydalar için yarattı. Fakat, bütün insanlara merhamet ederek, acıyarak, nefse uymağı frenlemeleri, ona hâkim olup, zararlarını önlemeleri için, insanlarda akıl da yarattı. Akıl, iyiyi kötüyü inceliyerek, ikisini birbirinden ayıran bir kuvvettir. Ayırırken yanılmazsa (Akl-ı selîm) denir. Allahü teâlâ ayrıca Peygamberler göndererek, nefsin bütün arzularının kötü olduğunu bildirdi. İnsanların rahat etmeleri için lâzım olan emirler ve yasaklar da gönderdi. İnsanın aklı, nefsin isteklerinin zararlı olduklarını anlayıp, Peygamberlere uymak lâzım olduğunu kalbe bildirir, kalb de bunu dinlerse, insan saâdete kavuşur. İnsanın his ve hareket organları kalbine tâbi’dir. Kalb aklı dinleyip, Peygamberlere uyunca, nefsin yaratılmış olması, insanların sonsuz nimetlere kavuşmalarına mâni olmaz.
FIKRA .................. SICAK SU
Hizmetçi, haykırarak odaya girer:
- Aman hanımefendi, küçüğü banyoya düşürdüm...
- Bana geleceğine, çabuk çocuğu çıkarsana!
- Çıkar demesi kolay, hanımefendi. Su, el dayanacak gibi değil, o kadar sıcak ki...
¥ Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE