Untitled Document

SOHBET .................. NEFİS VE AKIL

Nef­sin yaratıl­ması, in­san­ların yaşaması, üremesi ve dün­yâ için çalış­maları için­dir. Al­lahü teâlâ, nef­si böy­le nice fay­dalar için yarat­tı. Fakat, bütün in­san­lara mer­hamet ederek, acıyarak, nef­se uy­mağı fren­lemeleri, ona hâkim olup, zarar­larını ön­lemeleri için, in­san­lar­da akıl da yarat­tı. Akıl, iyiyi kötüyü in­celiyerek, ikisini bir­birin­den ayıran bir kuv­vet­tir. Ayırır­ken yanıl­maz­sa (Akl-ı selîm) denir. Al­lahü teâlâ ay­rıca Pey­gam­ber­ler gön­dererek, nef­sin bütün ar­zularının kötü ol­duğunu bil­dir­di. İn­san­ların rahat et­meleri için lâzım olan emir­ler ve yasak­lar da gön­der­di. İn­sanın ak­lı, nef­sin is­tek­lerinin zarar­lı ol­duk­larını an­layıp, Pey­gam­ber­lere uy­mak lâzım ol­duğunu kal­be bil­dirir, kalb de bunu din­ler­se, in­san saâdete kavuşur. İn­sanın his ve hareket or­gan­ları kal­bine tâbi’dir. Kalb ak­lı din­leyip, Pey­gam­ber­lere uyun­ca, nef­sin yaratıl­mış ol­ması, in­san­ların son­suz nimet­lere kavuş­malarına mâni ol­maz.

FIKRA   ..................   SI­CAK SU
Hiz­met­çi, hay­kı­ra­rak oda­ya gi­rer:
- Aman ha­nı­me­fen­di, kü­çü­ğü ban­yo­ya dü­şür­düm...
- Ba­na ge­le­ce­ği­ne, ça­buk ço­cu­ğu çı­kar­sa­na!
- Çı­kar de­me­si ko­lay, ha­nı­me­fen­di. Su, el da­ya­na­cak gi­bi de­ğil, o ka­dar sı­cak ki...
¥ Çağ­rı­lan ye­re erin­me, çağ­rıl­ma­yan ye­re gö­rün­me.





Featured Image 01