SOHBET..................................SANDALYEDE NAMAZ KILINMAZ
Bir uzvundaki dertten dolayı namazda , uygun oturamıyan kimse, istediği gibi oturur. Oturabilmak için, ayaklarını kıbleye karşı uzatabilir. Bir yerini yastığa veyâ başka şeye dayar. Yâhut, bir kimse tutarak düşmesine mâni olur. Yüksek bir şeyin üstüne oturup imâ ile kılması câiz değildir. Sandalyada oturarak kılanın namâzı kabûl olmaz. Çünkü sandalyada oturmak için zarûret yoktur. Sandalyada oturabilen kimse, yerde de oturabilir ve yerde oturup kılması lâzımdır. Namazdan sonra, yerden ayağa kalkamıyan, sandalyadan ise kolay kalkan hastayı yerden bir kimse kaldırır. Yâhut, kıbleye karşı uzatılmış sedir üzerinde, ayaklarını sarkıtmadan oturarak kılar. Namazdan sonra, ayaklarını sedirin bir yanına sarkıtıp, sandalyadan kalkar gibi kalkar. Bir şeye dayanarak veyâ bir kimsenin tutması ile de, yerde oturamıyan hasta, sırt üstü yatarak kılar. Ayaklarını kıbleye uzatır. Başı altına yastık koyar. Yüzü kıbleye karşı olur. Veyâ kıbleye karşı sağ veyâ sol yanı üzerine yatar. Rükü’ ve secdeleri, başı ile imâ eder.
FIKRA .................. ORTANCA KARDEŞ
Küçük çocuk ağlıyordu. Arkadaşı sebebini sordu.
- Benden büyük, bir de benden küçük iki kardeşim var.
Evde yapılacak bir şey oldu mu, babam ve annem: Haydi iki büyükler veya haydi iki küçükler marş marş! diyor. Bense bu iki gruba da dahil oluyorum. Nasıl ağlamıyayım?
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE