BÜYÜKLERİMİZ HZ. VAHŞÎ (2) “radıyallahü anh”
“Ey sevgili peygamberim. Bütün ömrünü puta tapmakla, kullarımı bana düşman etmeğe uğraşmakla geçiren bir kâfir, bir kelime-i tevhid okuyunca, ben onu affediyorum. Sen amcanı öldürdü diye Vahşî’yi niçin affetmiyorsun? O pişman oldu. Şimdi sana inandı. Ben affettim, sende de affet!”
Herkes “öldürün” emrini beklerken, Resûlullah buyurdu ki:
-Kardeşinizi çağırınız!
Kardeş sözünü işitince saygı ile çağırdılar.
Resûlullah Vahşî’ye affolduğunu müjde eyledi:
-Fakat seni görünce dayanamıyorum, üzülüyorum. Bana görünme! buyurdu.
Resûlullahı üzmemek için bir daha yanına gelmedi. Mahcup başı önünde yaşadı.
Hazret-i Vahşî, müslüman olduktan sonra bütün evliyâdan yüksek oldu. Hadîs-i şerifte buyuruldu ki:
(Mi’rac gecesi, Hamza ile Vahşi’yi kolkola birlikte Cennete girerken gördüm.)
Hazret-i Vahşî’nin harblerde büyük kahramanlıkları görüldü. Yemâme muharebesinde, Halid bin Velid kumandasındaki askerlerden iki bin kişi şehid olup bozulmağa başlarken, Vahşî hazretleri, Hazret-i Hamza’yı şehid ettiği kılınç ile, kahramanca saldırıp Müseyleme-tül kezzabı öldürdü. Bunu gören müslümanlar hücum edip, zafer elde edildi. Resûlullahın vaktiyle Hazret-i Vahşî’yi, Yemâme tarafına göndermesinin, bir mucize olduğu böylece meydana çıktı. Yermük Gazası’nda da Rumlara karşı çok kahramanlıkları görüldü.
Eshâb-ı kirâmın hepsi, sahabî olmayan velilerin hepsinden daha yüksek idi. Eshâb-ı kirâmın hepsini sevmekle ve hepsine saygılı olmakla emir olunduk. Hiç birine dil uzatmamız, kötü bilmemiz doğru değildir. Hazret-i Hind de müslümanlıkla şereflendiği için onu da diğerleri gibi çok sevmemiz lâzımdır. (SON)
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE