SOHBET......................SAÂDETE GÖTÜREN KORKU
Allahü teâlâdan Celâl sıfatı sebebiyle korkmak daha üstündür. Cenâb-ı Hak, Dâvûd aleyhisselâma (Benden kükremiş arslandan korkar gibi kork!) buyurdu. Çünkü arslan, senden korkmaz, öldürmek isteyince de seni bir kabahatinden dolayı öldürmez. Allahü teâlâyı da böyle düşünenin korkmaması mümkün değildir.
Korkanların çoğu, akıbetinin kötü olmasından korkmuşlardır. Ebû Derdâ hazretleri buyurdu ki (Hiç kimse, ölüm zamanında imanının geri alınmayacağından emin olmaz.) Sıddıklar kötü akıbetten çok korkarlar. Süfyân-ı Sevrî’yi ağlarken gördüler. (Allah’ın affının, senin günahından büyük olduğunu bilmez misin?) dediler. (İmanla öleceğimi bilsem, dağlar kadar günahım olsa yine korkmam.) buyurdu. Evliyâ günah işlemekten, ârif ise küfre düşmekten korkar.
Hazret-i Ebû Bekir, o büyüklüğüyle (Keşke bir kuş olsaydım) diye ağlardı. Hazret-i Âişe vâlidemiz (Adım ve sanım olmasaydı) diye döğünürdü. Atâ sülemi Hazretleri, kırk sene Allah korkusundan gülmedi. Bütün enbiyâlar ve evliyalar korktukları halde biz neden eminiz? Ya onların çok günahı vardı da bizim yok; yahut da onların mârifeti çoktu da, bizim mârifetten haberimiz yok... Gerçekte ise, günahların gafletinden dolayı eminmişiz gibi hareket ediyoruz. Büyükler ise, mârifetleri sebebiyle çok ibâdet ettikleri gibi, çok da korkarlardı.
FIKRA............. NEREDEN ÇIKTI?
Okulun, dalgınlığı ile ünlü biyoloji öğretmeni, çantasını açtı. Öğrencilere dönerek:
- Şimdi sizlere kurbağayı anlatacağım. Önce kesilmiş parçalarını göstereceğim.
Çantadan bir paket çıkardı. Paketten kurbağa parçaları yerine yarım ekmek, iki tane haşlanmış yumurta, bir elma, bir parça da peynir çıkınca şaşırdı:
- Allah, Allah, dedi. Ben öğle yemeğini yemiştim. Bunlar da nereden çıktı?
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE